- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1776015
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- İdris Çakıroğlu
29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet’in ilanının ardından idareciler, öğretmen yetiştirmek amacıyla çeşitli okulların açılması yönünde girişimlerde bulunmuşlardır. Bu kurumların yanı sıra, doğrudan müzik öğretmeni yetiştirecek özel bir kuruma da ihtiyaç duyulmuştur. Bu bağlamda, Musiki Muallim Mektebi, müzik öğretmeni yetiştirmek amacıyla 1 Eylül 1924 tarihinde kurulmuş olup, Cumhuriyet döneminin önemli eğitimsel kazanımlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Zorlu koşullar ve sınırlı imkânlar altında kurulan okul, kuruluşundan on iki yıl sonra, 1936-1937 ders döneminde Gazi Eğitim Enstitüsü’ne nakledilmiştir ve günümüzde Gazi Üniversitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Müzik eğitimi tarihi açısından büyük bir öneme sahip olmasına rağmen, okul hakkında henüz müstakil bir çalışma kaleme alınmamıştır. Literatürde kurumun tarihi, talimatnameleri ve okul binasına ilişkin önemli çalışmalar bulunduğu görülmektedir; ancak okulda okutulan ders kitapları, okulun mecmuaları, konser programları ve daha da önemlisi okula dair arşiv belgeleri üzerine benzer kapsamda araştırmalar yapılmamıştır. Konuya ilişkin literatür taramasında, okula dair söz konusu kaynakların çeşitliliği ve zenginliği dikkat çekmektedir. Ancak, okula ilişkin yapılan çalışmalarda bu kaynaklara yeterli ölçüde yer verilmediği görülmektedir. Oysa çalışmada yer verilen kaynaklar, okulun kapsamlı bir tarihi için önemli ve temel niteliktedir. Bu çalışma, Musiki Muallim Mektebi literatürüne ders kitapları, mecmualar, konser programları ve arşiv belgeleri üzerinden katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın sınırlarını aşmamak adına bütün ders kitapları, mecmualar, konser programları ve arşiv belgelerine yer verilememiş; önemli olduğu düşünülen bazı örnekler üzerinden konuya ışık tutulmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmanın, okulun tüm yönlerini kapsayan kapsamlı bir tarihinin yazımı sürecinde farklı kaynaklara atıfta bulunmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışma “durum çalışması” deseninde nitel bir çalışmadır. Veriler “belge tarama” yöntemine göre toplanmış, “betimsel analiz” yöntemine göre analiz edilmiştir.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1754524
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Gül Kavak + 1 more
Konservatuvar öğrencileri örneğinde, taksim icrasına yönelik tutumları etkileyen çeşitli değişkenlerin incelendiği bu makalede, nicel araştırma yöntemine ve tarama modeline başvurulmuştur. 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Türkiye’deki devlet konservatuvarlarında Türk müziği alanında eğitim alan konservatuvar öğrencileri, araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde bulunan, vurmalı çalgılar dışındaki Türk sanat müziği enstrümanlarını icra eden 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin yer aldığı 18 devlet konservatuvarı, basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmaya, 118’i kadın, 114’ü erkek, toplam 232 öğrenci katılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan bilgi formundan yararlanılmış; ayrıca, konservatuvar öğrencilerinin taksim icra etmeye yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik olarak Keklik Kal (2020) tarafından geçerliği ve güvenilirliği kanıtlanmış (α=0,919) tutum ölçeği kullanılmıştır. Bu araştırmada kullanılan ölçeğin güvenilirlik katsayısı ise α=0,799 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular, öğrencilerin taksim icra etmeye yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, bireysel çalgılarına günlük çalışma sürelerine, bireysel çalgılarıyla gün içinde taksim dinleme sürelerine ve makam bilgilerini geliştirmek amacıyla gün içinde geçirdikleri çalışma sürelerine göre TİEYT puan ortalamalarında anlamlı farklar görüldüğü; ancak mezun olunan lise türüne ve bireysel çalgılarını çalma sürelerine ve bireysel çalgılarına uygun çalışma ortamı bulma durumuna göre anlamlı bir farkın gözlenmediği belirlenmiştir.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1820821
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Ahmet Hakan Baş + 1 more
Türk musikisinin yaşayan bestekârları arasında yer alan Turhan Taşan’ın, bu alana yönelik araştırmaları, şarkıları ve çok yönlü kişiliği ile musiki camiasında tanınan sanatkârlardan biri olduğu düşünülmektedir. Bestekârın çok yönlü özelliklerinin, özellikle de unutulmaya yüz tutmuş eserlerin ortaya çıkarılmasındaki çalışmaları ile ilgili düşüncelerinin araştırılmasının alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmada, Türk müziğinin duayen bestekârları arasında yer almış Turhan Taşan’ın hayatı, besteci kimliği, radyo ve televizyon programları, arşivcilik, nota arşivciliği ve müzikle alakalı belgeleme faaliyetleri, yayınları ve eserlerinin topluma etkisi, Taşan’ın Türk müzik kültüründeki yeri gibi konu başlıklarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Ayrıca, yaşayan bestekârlardan biri olan Turhan Taşan’ın farklı müzikal yönleri ortaya konulmuştur. Araştırma; Turhan Taşan’ın Türk müziği bestecisi olma özelliklerinin ortaya çıkarılması açısından önemli görülmektedir. Araştırmada Taşan’la ilgili verilere ulaşabilmek için belge tarama yöntemi, ayrıca alt problem başlıkları ile ilgili bilgi alabilmek için, ise nitel veri toplama yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, sorular hazırlanmak suretiyle kendisine yöneltilmiştir. Sorulardan elde edilen veriler betimsel analiz tekniğine göre analiz edilmiş olup, elde edilen sonuçlar doğrultusunda; Taşan’ın bestekârlarla alakalı 7 adet kitabının bulunduğu, bugüne kadar ismine özel 100’den fazla konser yapıldığı, bugün itibarıyla 500’e yakın bestesi olduğu sonuçları ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra, nota ve kitap arşivciliği merakının sonucunda bestekârın elinde yaklaşık 3000 kitap, 58000’e yakın nota bulunduğu, yakın olarak görüşüp, bilgilerinden faydalandığı birçok bestekâr olduğu gibi sonuçlar tespit edilmiştir. Bestekârlarla ilgili yeni araştırmaların Türk musikisi literatürüne kazandırılarak, bestekârlığın önemine dikkat çekilmesi önerilmektedir.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1769759
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Saide Sezen + 1 more
Görsel ve işitsel imgelerin, özellikle ilk defa karşılaşılan nesnelerin algılanması konusunda etkili olduğu bilinmektedir. Algılanan her şey bir imgeyi temsil etmektedir. Bu araştırmada, Ressam İsmail Menekşe’ye ait olan İstanbul temalı iki sulu boya resmin görselleri üzerinden müziksel imgelem çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın amacı görseller üzerinden önce duygusal imgelem ve sonrasında da müziksel imgelem çalışması yapılarak, insanların yaşantılarında getirdikleri duyguların ilk defa görülen bir nesnede nasıl müziğe ve söze dönüştüğünü ortaya koymaktır. Bu araştırmada, bir ressamın kendi duygu ve estetik yoğunluğu üzerinden ürettiği bir eserin bir müzik eseri ile duyguya çevrilmesi konusunda farklı yaş ve cinsiyet değişkenine göre katılımcıların algılarını belirlemek açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmada nitel ve nicel yöntemin bir arada kullanıldığı karma desen kullanılmıştır. Ressam İsmail Menekşe’nin araştırmaya konu olan iki eseri üzerinde yapılan incelemelerde; nitel yöntem, derinlemesine görüşme ve içerik analizi kullanılmıştır. Bu görseller üzerinden Ressam İsmail Menekşe ile derinlemesine görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Çalışmanın kapsamında oluşturulan görüşme formu Ressam İsmail Menekşe tarafından cevaplanmıştır. Araştırmanın daha sonraki bölümünde nicel araştırma yöntemi olarak tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın evreni sosyal medya kanalıyla ulaşılan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan farklı yaş gruplarından katılımcılar, örneklemini ise araştırma davetine yanıt veren 283 kişi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşleri doğrultusunda son hali verilen görüşme formları kullanılmıştır. İlki Ressam İsmail Menekşe’ye uygulanmış, diğeri ise ressamın İstanbul temalı iki görseli üzerinden gönüllü katılımcılara uygulanmıştır. Görüşme sorularından elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, frekans ve yüzde değerleri ile tablolaştırılmıştır. Görsel sanatlar ile işitsel sanatların insanda uyandırdığı duygu ve görsele bakıldığında hatırlanan şarkının bu duygu ile paralellik gösterip göstermediği konusunun araştırıldığı bu çalışmada; yaş ve cinsiyet değişkenlerinin görsel algı ve müziksel çağrışımlar üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu göstermiştir. Özellikle yaş ilerledikçe Pop müziğinden Türk Sanat ve Halk müziğine doğru bir yönelim olduğu, sanatsal algının ise bireylerin öznel anılarıyla şekillendiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma, görsel sanat eserlerinin müzikle kurduğu sembolik bağın toplumsal kimlikler ve demografik değişkenlerle yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1853227
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Betül Toprak
Türk halk müziği, toplumun tarihsel süreç içerisinde oluşturduğu kültürel birikimi, duygu ve düşünce dünyasını yansıtan en önemli müzikal anlatım alanlarından biridir. Türk halk müziği eserleri, ezgisel yapı, söz içeriği ve biçimsel özelliklerin yanı sıra ritmik organizasyon bakımından da dikkat çekici bir çeşitlilik göstermektedir. Bu ritmik organizasyonun temelini usûl oluşturur ve eserlerin karakterini belirleyen başlıca unsurlardan biridir. Ne var ki, henüz halk müziğinde usûle dayalı standart bir nazari anlayış geliştirilmiş değildir. Bu eksiklik, yanlış notasyon ve eserlerin okunmasının güçleşmesi gibi problemlere yol açmaktadır. Bu doğrultuda, araştırmanın amacı, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında yer alan Çorum türkülerini Türk müziği usûl nazariyesi çerçevesinde incelemek ve bu eserlerde kullanılan usûlleri tespit etmektir. Araştırma nitel bir yaklaşım çerçevesinde tasarlanmış olup veriler TRT repertuvarındaki notalar ve ses kayıtları üzerinden doküman analizi ile incelenmiştir. Bu kapsamda, TRT repertuvarında 48 Çorum türküsü tespit edilmiş, çalışma kapsamına ise içerisinde birden fazla usûl barındırmayan 40 türkü dahil edilmiştir. Tespit edilen türkülerin adı, TRT repertuvar numarası, kaynak kişisi, ölçü dizilimi ve tespit edilen usûl bilgileri çalışma kapsamında tablo hâlinde sunulmuştur. Elde edilen verilere göre Çorum türkülerinde; Sofyan, Nim Sofyan, Aksak, Müsemmen, Devri Hindi ve Sengin Semai usûllerine rastlanmıştır. Bu usûller arasında en yüksek orana sahip olanların Sofyan ve Nim Sofyan olduğu, diğer usûllerin kullanımının ise oldukça sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar ile Amasya ve Tokat türkülerinde de basit zamanlı usûllerin baskın olduğu görülmüştür. Bu durum, Çorum türkülerinin ritmik yapısının yakın coğrafi ve kültürel özellikler taşıyan diğer yörelerle paralellik gösterdiğini ve Türk müziği usûl nazariyesi çerçevesinde yapılacak değerlendirmeler için güvenilir bir temel oluşturduğunu göstermektedir. Bu çalışma, Çorum türkülerinin usûl yapısına ilişkin sistematik veriler sunarak Türk halk müziği repertuvarının ritmik karakterinin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bulgular, türkülerde ritmik yapının tutarlı biçimde ortaya konmasına ve usûl temelli analizlerin yaygınlaştırılmasına zemin hazırlamaktadır. Araştırma, farklı yörelere ait türküler üzerinde yapılacak sistematik usûl analizlerinin artırılmasını, eğitim süreçlerinde usûlün yalnızca ölçü anlayışı ile sınırlı kalmadan icra ve yorum üzerindeki belirleyici rolünün vurgulanmasını ve repertuvar notalarının usûl nazariyesi doğrultusunda gözden geçirilmesini önermektedir. Bu tür çalışmalar, Türk halk müziği repertuvarının ritmik yapısının daha kapsamlı ve bütüncül biçimde değerlendirilmesine katkı sağlayacaktır.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1832148
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Erhan Özden + 2 more
Tarih boyunca İslâm öncesi ve sonrası çeşitli medeniyetlerin hâkimiyetinde kalmış kadim bir şehir olması yönüyle Erzurum ilmî ve tasavvûfî, kültürel ve sanatsal yönden güçlü bir altyapıya sahiptir. Bu itibarla Erzurum’un sanat, edebiyatı ve mûsıkî varlığı yoğun bir hareketlilik arz eder. Erzurum’da asırlar boyunca cereyân eden mûsıkî hareketlerini izlemek, şüphesiz tarihsel müzikoloji metodolojisinin gereği olan unsurların titizlikle kullanılmasını gerektirir. Erzurum’un dînî ve lâdînî mûsıkî zemininin, Erzurum’daki mûsıkî ortamlarının, kurumlarının ve ilgili şahsiyetlerin meydana getirdiği mûsıkî hayatına dâir tespit ve değerlendirmeler; bu vilâyet hakkında bilgi ihtivâ eden çeşitli kronikler, seyâhâtnâme ve hâtırâtlar, salnâmeler ve nihâyet arşiv belgelerini derinlemesine incelemekle mümkün olacaktır. Bu çalışma; Erzurum mûsıkîsiyle ilgili bireysel ve kurumsal özneleri, kurumsal yapılardaki faaliyetleri ve çeşitlilik arz eden görev ve işlemlerim muhatabı olan şahsiyetleri arşiv belgelerinin tespiti, incelenmesi ve değerlendirilmesi vasıtasıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, Erzurum’daki mûsıkî varlığını, özgün bilgiler içeren arşiv belgeleri ışığında ele alması bakımından önemlidir. Bu itibarla çalışmada; arşiv tarama, kaynak tarama, çeviri ve içerik analizi gibi nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1804067
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Gamze Köprülü Yazıcı
Müzik sadece insanın duygularını ifade eden bir sanat değil, aynı zamanda insani ve toplumsal değerlerden inanışa kadar pek çok alanda ifade aracıdır. Mimariden güzel yazıya, heykelden resme kadar birçok disiplin içerisinde müziğe dair unsurlar bulmak mümkündür. Müzik, ulus kimliğinin ortaya konması ya da inşa edilmesi sürecinde, toplumsal bilincin desteklenmesi ve harekete geçirilmesinde, ayrıca cinsiyet, köken ve sınıf gibi kimlik mücadeleleri içerisinde etkili bir sanat alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanat ile siyaset arasındaki bu etkileşim, pek çok alanda olduğu gibi basılı yayın organlarında da açık biçimde gözlemlenmektedir. 1954–1967 yılları arasında ilk haftalık basılı yayım olma özelliği ile yayımlanan dergi içerisinde, güncel siyaset başta olmak üzere iktisat, maliye, şehircilik, dünya haberleri, ekonomi, eğitim, tıp, tiyatro, spor, kadın, kitap, moda, müzik, resim gibi farklı başlıklara yer verilmiştir. Türkiye’de yer alan basın özgürlüğü ve siyaset ilişkisini gösteren örnek dergilerden biridir. 1960 darbesi öncesinde muhalefetin sesini duyurması konusunda sınırlı yayın organları arasında yer almıştır. Türk ve dünya müziklerinin işlendiği dergide müzik adına farklı bulgular yer almaktadır. Dergide geleneksel Türk müziği anlayışı Türk musikisi terimi ile ifade edilirken Batılı Türk müziği anlayışının Türk müziği olarak ifade edilişi bulgular arasındadır. Doküman analizi ile durum tespitinin yapıldığı nitel çalışmada, Akis Dergisi’nin Türk müziğine ve Türk musikisine bakışının ortaya konması amaçlanmış ve müzik bahisleri üzerine yapılan genel değerlendirmeler ile sınırlandırılmıştır. Akis Dergisi, yayımlandığı dönem itibarıyla müzik alanındaki ideolojik ve siyasal atmosferin yansıtılması ve Türk müziğine yönelik bakışının ortaya koyması bakımından öneme sahiptir.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1798916
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Cengiz Atlan + 1 more
Türk müziğinin kadim ve önemli sazlarından biri olan ney eğitimi; neyin gerek geleneksel icra biçimleriyle gerekse sazın kendine has özellikleri bakımından önem teşkil etmektedir. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasının kullanılarak gerçekleştirildiği bu çalışmada; Türkiye’de lisans düzeyinde Türk müziği eğitimi verilen kurumlarda yürütülen ney derslerinin mevcut durumu, içeriği, kullanılan yöntem ve tekniklerinin incelenmesi ve sonuçlarının ortaya konulmasına çalışılmıştır. Öğretim elemanlarından alınan görüşler doğrultusunda, ney derslerinin öğrenci bazında sayılarının çok az olduğu, eğitim-öğretim faaliyetlerinin geleneksel bir yöntem olarak usta-çırak ilişkisiyle aktarılmaya devam ettiği, yer yer farklı kaynaklardan nadiren de olsa bazı metotlardan yararlanıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Aynı zamanda çoğunlukla kız ve mansur ahenklerinin kullanıldığı ilerleyen dönemlerde ise diğer ney âhenklerinin de tercih edildiği görülmüştür. Ney derslerinde dinleme alanına yönelik olarak yapılan faaliyetlerde, bir kısım eğitimciler, geleneksel üslupta ney üfleyen neyzenleri tercih ederken, kimileri kendi kayıtlarını, bir kısmı da Cemil Bey gibi üstat müzisyenleri öğrencilere dinlemelerini tavsiye etmişlerdir. Çalışmada geleneksel öğretim yöntemlerinin kullanılmasının yanı sıra, modern eğitim öğretim teknikleri ve uygulamalarının da geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1805701
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Mehmet Karaca + 1 more
Bu araştırma, 2000–2025 yılları arasında güzel sanatlar liseleri müzik bölümleri üzerine yapılmış bilimsel çalışmaları bibliyometrik analiz yöntemiyle inceleyerek akademik çalışmaların ne düzeyde olduğunu saptamaya yönelik yapılmıştır. Araştırmada 32 bildiri, 13 kitap bölümü, 76 makale ve 208 lisansüstü tez olmak üzere 329 bilimsel yayın incelenmiştir. Karma araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi, nicel araştırma yöntemlerinden ise bibliyometrik analiz kullanılmış ve veriler MAXQDA Analytical Pro yazılımı ile çözümlenmiştir. Bildiriler, kitap bölümleri, makaleler ve lisansüstü tezlerde yıl dağılımları, tür, yöntem, konu, yazar çeşitliliği, kurum çeşitliliği gibi özellikler incelenmiştir. Yapılan araştırmaların büyük bölümünde nitel araştırma yöntemleri tercih edildiği görülmüştür. İncelenen bilimsel çalışmalarda yıl dağılımları, tür, yöntem, konu, yazar çeşitliliği, kurum çeşitliliği bakımından farklılıklar görülmektedir. Analiz sonrasında, bulgular ve sonuçlar, yapılan araştırmaların inceleme ve değerlendirme odaklı olduğunu göstermektedir. Bu araştırma, güzel sanatlar liseleri müzik bölümleri üzerine yapılan akademik yayınların eğilimlerini ortaya koyarak, gelecekteki çalışmalara yön verici bir kaynak sunmaktadır.
- New
- Research Article
- 10.31811/ojomus.1821343
- Feb 2, 2026
- Online Journal of Music Sciences
- Cemalettin Baydağ
Bu araştırma, şan öğrencilerinin performans sırasında yaşadığı entonasyon sorunlarını ve öğrencilerin bu sorunlarla başa çıkmada nasıl bir yol izlediklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni ile yürütülen araştırmanın çalışma grubunu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının güz döneminde bir devlet üniversitesine bağlı Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü Opera Anasanat Dalı’nda eğitim görmekte olan 30 öğrenci (ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf) oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından özgün olarak tasarlanmış ve üç açık uçlu sorudan oluşan çevrim içi anket formu aracılığıyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular, söz konusu sorunların; ses üretimi ve nefes yönetimine ilişkin vokal teknik yetersizlikler, diyafram destekli nefes kontrolündeki eksiklikler, algısal etmenler, performans kaygısı ve sahne stresi gibi psikolojik değişkenler ile müzikal ifadeye öncelik verilmesi sürecinde ortaya çıkan teknik sorunlardan kaynaklanan çok boyutlu bir yapı sergilediğini göstermektedir. Bunun yanında araştırma sonuçları, öğrencilerin performans sırasında yaşadığı entonasyon sorunlarını yalnızca ses tekniğine ilişkin bir problem olarak değil, aynı zamanda müzikal ve bedensel farkındalık geliştirme, işitsel gelişim ve performans psikolojisinin bir arada etkilendiği çok faktörlü bir olgu olarak algıladığını göstermiştir.