- Research Article
- 10.30625/ijctr.1811110
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Ayşe Nur Songür Bozdağ
The objective of this research study is to map the intellectual and social structure of food waste in the HoReCa sector for the period 2015-2025 after the SDG 12.3. Reviewing the 358 articles that meet the selection criteria obtained through Systematic Bibliometric Analysis Based on Scopus Database The performance analysis deals with impact analysis (publication trends, productivity, and impact), network analysis (country, institution and author), and content analysis (co-occurrence of keywords and thematic clusters). The data shows that there was a significant increase in the number of publications from 2018 due to policy momentum of SDG 12.3. US and UK remained the most productive countries while the journals Sustainability, Waste Management and the Journal of Cleaner Production were the most impactful journals. The Swedish University of Agricultural Sciences yielded the highest impact at the institutional level, while the author-level impact was led by V. Filimonau. The United Kingdom plays a central bridging role in international collaboration, confirmed the network analyses. Thematic analysis reveals that the intellectual structure of the field has evolved into a multi-level framework organized around three distinct dimensions: (i) behavioral drivers (consumer perception and psycho-social determinants), (ii) strategic sustainability (circular economy and waste valorization), and (iii) sectoral specialization (institutional settings like schools and hospitals). This study provides a data-driven account of the post-SDG transformation of the field, documenting its paradigm shift from simple disposal to value creation.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1714888
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Serkan Semint + 1 more
Bu çalışmanın amacı, kahve demleme yöntemlerini araştırmak, bu demleme yöntemleri hakkında kısa bilgiler vermek ve demleme yöntemlerini pişirme süresi, sıcaklık, tat, lezzet gibi özellikleri bakımından karşılaştırmak ve kahve severlere bu içeceklerin demleme yöntemleri hakkında bilgiler sunmaktır. Çalışmanın amacına ulaşması için nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi tekniği tercih edilmiştir. İçerik analizinde kahvelerin demleme süresi, demleme yöntemi, kahve öğütme türleri, pişirme süreleri, kullanılan araç ve gereçler tespit edilmiştir. Araştırmaya 10 farklı demleme tekniği örneklem olarak dahil edilmiştir. Bu demleme teknikleri espresso, french press, filtre kahve, pour over (v60), chemex, aeropress, cold brew, moka pot, syphon (vacuum pot) ve Türk kahvesidir. Yapılan incelemeler sonucunda en sıcak derecede demlenen kahvenin, French Press ve Chemex olduğu, demleme yönteminin en uzun olduğu kahvenin Cold Brew olduğu ve kahvelerin genellikle ince, kalın, orta kalın ve çok ince öğütülmüş kahvelerden demlendiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Süre bakımından en uzun sürede demlenen kahvenin Cold Brew, en kısa sürede demlenen kahvenin ise Espresso olduğu tespit edilen diğer sonuçlar arasındadır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara öneriler geliştirilmiş ve sunulmuştur.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1667283
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Vildan Tüysüz
Diyetisyen bloglarında makarnaya ilişkin paylaşımların içeriğini analiz etmeyi amaçlayan bu çalışma kapsamında arama motorunda “diyetisyen ve makarna” kelimeleri kullanılarak 28 blog incelenmiştir. Bloglar konu başlıkları, tüketim ve pişirme önerileri, sağlık üzerindeki etkileri, tarifler, tüketim sıklığı ve kimlerin makarna tüketebileceği gibi sekiz parametre çerçevesinde değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre diyetisyenlerin %89’u kadındır ve en sık ele alınan konu başlığı %46,43 oranla “Diyette makarna tüketilir mi?” olmuştur. Makarnanın haşlanarak ve sebzelerle hazırlanmasının önerildiği (%13,48) ve çoğunlukla suyunu çektirerek pişirilmesinin tavsiye edildiği belirlenmiştir. En çok kıymalı ve ton balıklı makarna tariflerine yer verilmiştir. Diyetisyenler makarnanın en fazla tokluk süresini uzattığı yönündeki faydasına vurgu yapmıştır. İncelenen bloglardan yalnızca ikisi çocuk, genç ve sporcuların makarna tüketebileceğini belirtirken sadece bir blog haftada bir kez tüketimin yeterli olacağını ifade etmiştir. Makarnanın kan şekerini yükseltme ve kilo kaybını zorlaştırma gibi olumsuz etkilerine üç blogda değinilmiştir. Sadece bir diyetisyen kilo vermeye yönelik diyetlerde makarna tüketimini önermemekle birlikte porsiyon kontrolüyle tüketimin sakıncalı olmadığını ifade etmiştir.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1827516
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Ali Koçak
Bu araştırmanın amacı, Antalya/Kaş destinasyonunda gelişen donanımlı dalış turizminin yerel halkın yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışma, turizm dinamikleri ve yaşam kalitesi bileşenlerine ilişkin kuramsal çerçevenin ardından Kaş ilçesinde gerçekleştirilen nicel bir saha araştırmasına dayanmaktadır. Veriler, yüz yüze uygulanan anket yöntemiyle toplanmış ve toplam 438 geçerli anket SPSS 23 programı ile analiz edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda yerel halkın yaşam kalitesinin üç bileşenden oluştuğu belirlenmiştir: “katlanılan maliyetler ve sosyal haklar”, “sosyal ilişkiler” ve “boş zaman ile kültürel etkinlikler”. Çoklu regresyon analizleri, yerel halkın destinasyona bağlılık düzeyleri ile donanımlı dalış turizminin gelişimine yönelik algılarının yaşam kalitesinin tüm boyutları üzerinde anlamlı etkiler yarattığını göstermiştir. Bulgular, dalış turizminin ekonomik katkılar, sosyal etkileşimler ve kültürel canlılık yoluyla yerel yaşam kalitesini olumlu yönde desteklediğini ortaya koymaktadır. Çalışma, alternatif turizm faaliyetlerinin sürdürülebilir kalkınma ve yerel refah açısından önemine işaret etmekte ve bölgesel turizm politikalarına yönelik öneriler sunmaktadır.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1734623
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Murat Kitir
Modern şehirlerin hızla aynılaşmasıyla birlikte, insanoğlunun özgünlüğe ve farklılığa duyduğu doğal merak giderek artmaktadır. Bu noktada, tarihin canlı şahitleri olan tarihi şehirler, eşsiz kültürel dokuları, büyüleyici mimari mirasları ve zengin sosyolojik katmanlarıyla sadece bulundukları bölgenin değil, tüm dünyanın gözünde benzersiz birer cazibe merkezi olarak öne çıkmaktadır. Bu artan ilgi, tarihi şehirlerin ekonomik kalkınması için önemli fırsatlar sunarken, aynı zamanda bu mirasın korunması ve kent yaşamının sürdürülebilirliği açısından karmaşık yönetimsel zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu çalışma, tarihi şehirlerde yoğunlaşan turizm faaliyetlerinin ortaya çıkardığı fiziksel ve çevresel değişimleri, sosyal etkileşimleri ve ekonomik hareketlilikleri kapsamlı bir şekilde analiz ederek, bütüncül ve uzun vadeli bir turizm yönetim planının hayati önemini vurgulamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, sürdürülebilirlik prensipleri, yerel toplulukların aktif katılımı, altyapısal gereksinimlerin karşılanması, dijital teknolojilerin etkin entegrasyonu ve verimli yönetişim modelleri gibi temel unsurları içeren stratejik bir model önerilmektedir.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1607862
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Rabia Aşan + 1 more
Bu çalışma, İstanbul'daki etnik restoran tercihinde yenilikçilik ve nostalji eğilimlerinin rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, farklı demografik faktörler ile motivasyonlar arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı hedeflemiş ve anket yöntemiyle toplanan veriler üzerinden analiz yapılmıştır. Yenilikçilik eğiliminin rolü incelendiğinde, etnik özelliklerden beklentiler (r = 0.300, p < 0.05), personel yetenekleri (r = 0.290, p < 0.05), personel nezaketi (r = 0.243, p < 0.05) ve restoranın sağladığı kolaylıklar (r = 0.359, p < 0.05) ile düşük seviyede pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Yemek esnasındaki beklentiler, teknik ve temizlik beklentileri ile hizmet kalitesine dair beklentilerde ise çok düşük pozitif ilişkiler gözlenmiştir. Yiyeceklerden beklentiler ile yenilikçilik arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (r = 0.048, p > 0.05). Nostalji eğilimi açısından, etnik özelliklerden beklentiler (r = 0.331, p < 0.05), personel yetenekleri (r = 0.154, p < 0.05) ve personel nezaketi (r = 0.167, p < 0.05) ile düşük pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Diğer beklentilerde ise çok düşük seviyede pozitif ilişkiler gözlemlenmiştir. Yiyeceklerden beklentiler ile nostalji arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (r = 0.013, p > 0.05). Sonuç olarak, her iki eğilim de etnik restoran tercihlerini etkilemekte, ancak yenilikçilik bazı boyutlarda daha etkili olmaktadır. Bu sonuçlar, restoran işletmecileri için önemli pazarlama stratejileri sunmaktadır.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1825978
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Pınar Işıldar + 1 more
Gastronomi, duyusal unsurların bilişsel ve duygusal süreçlerle bütünleşerek bireyde bir deneyim yaratmakta (Shepherd, 2011), nörogastronomi ise çok-duyulu etkileşimlerin sistematik biçimde anlaşılmasında nörobilim ile gastronomi arasındaki kesişim noktasında teorik bir çerçeve sunmaktadır (Mouritsen & Styrbæk, 2018). Reklamlar, nörogastronomi unsurları ile tüketicilerin henüz fiziksel tüketim gerçekleştirmeden zihinsel düzeyde tüketim simülasyonu yaşamalarını sağlamaktadır (Elder & Krishna, 2010). Bu bağlamda çalışma, gastronomi temalı reklam filmlerinin bireylerin algısı üzerindeki rolünü nörogastronominin unsurları çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemiyle tasarlanmış, veriler seçilen gastronomi temalı reklam filminin katılımcılara izletildikten sonra yarı yapılandırılmış yüz yüze görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Necmettin Erbakan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Anabilim Dalı'nda öğrenim gören yüksek lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgularda nörogastronominin unsurları ve algı üzerine 17 kod ve 5 ana tema tespit edilmiştir. Katılımcıların özellikle görsel ve işitsel unsurlar aracılığıyla deneyimleme algısının tetiklendiğini ve bu sürecin tat, koku ve doku gibi duyuların da zihinsel olarak canlanmasına neden olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışma, gastronomi temalı reklamlarda çok-duyulu uyaranların tekil duyusal uyaranlara kıyasla daha etkili olduğunu ortaya koymuştur.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1823207
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Emine Balcı
Bu çalışma, Türkiye’de paylaşımlı yolculuk uygulamalarının paylaşım ekonomisi ve sürdürülebilir turizm bağlamında nasıl algılandığını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, dijital platformlar aracılığıyla gerçekleşen araç paylaşımının bireysel motivasyonlar, güven algısı, toplumsal normlar ve sürdürülebilirlik değerleri açısından çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Nitel araştırma deseniyle yürütülen çalışmada, paylaşımlı yolculuk uygulamalarını kullanan ve kullanmayan toplam 20 katılımcıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış, elde edilen veriler betimsel ve tematik içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular, paylaşım ekonomisinin Türkiye’de özellikle ekonomik tasarruf, zaman yönetimi ve çevresel duyarlılık ekseninde benimsendiğini göstermektedir. Katılımcıların büyük bölümü uygulamaları bütçe dostu ve pratik bulurken, özellikle kadın katılımcılar fiziksel güvenlik ve mahremiyet endişelerini güçlü biçimde dile getirmiştir. Çalışma, “algılanan fayda–algılanan risk – güven – kullanım niyeti – sürdürülebilirlik” zincirinin paylaşım ekonomisi davranışını şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, paylaşım ekonomisinin çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlama potansiyeline karşın, tutum – davranış farkının belirgin olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye’de paylaşımlı yolculuğun sürdürülebilir turizm hedeflerine katkı sağlayabilmesi için güvenlik standartlarının güçlendirilmesi, yasal ve yönetişimsel düzenlemelerin geliştirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve yerel yönetim – platform işbirliklerinin desteklenmesi önerilmektedir. Bu yönüyle araştırma, paylaşım ekonomisinin turizmdeki dönüşüm gücüne ilişkin kuramsal ve pratik bir çerçeve sunmaktadır.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1755925
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Serpil Kaya
Bu araştırmanın amacı, literatürde geçmişten günümüze kadar sürdürülebilir gastronomi kapsamında yapılan çalışmaları incelemek ve bu alandaki akademik gelişimi ortaya koymaktır. Araştırma, bibliyometrik analiz yöntemiyle yürütülmüştür. 2005–2025 yılları arasında uluslararası literatürde sürdürülebilir gastronomi kavramına yönelik yayımlanmış 313 çalışma tespit edilerek araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Veriler, Web of Science (WoS) veri tabanından “konu”, “başlık”, “özet” ve “anahtar kelime” kriterleri çerçevesinde elde edilmiştir. Analizde; yayın türü, yayın yılı, atıf sayısı, atıf yapılan konular, ülkeler, yayın indeksleri, anahtar kelimeler ve üniversiteler gibi çeşitli parametreler dikkate alınmıştır. Elde edilen veriler VOSviewer bibliyometrik analiz programı aracılığıyla ilişki haritalarına dönüştürülmüştür. Analiz sonuçlarına göre, 2024 yılı 62 yayınla en fazla çalışmanın yapıldığı yıl olmuştur. En fazla yayına sahip ülke 68 yayınla İspanya iken, onu 23 yayınla İtalya ve 19 yayınla Portekiz ile Brezilya takip etmektedir. Türkiye ise 14 yayınla yedinci sırada yer almaktadır. Bu bibliyometrik analiz, sürdürülebilir gastronomi alanındaki uluslararası yayın eğilimlerini değerlendirmek ve gelecekteki araştırmalara yön vermek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
- Research Article
- 10.30625/ijctr.1688566
- Dec 25, 2025
- International Journal of Contemporary Tourism Research
- Arslan Mayrambekov + 1 more
Günümüzde festivaller düzenlendikleri bölgenin popülerleşmesinde ve ekonomisinin gelişmesinde, yöresel ürünlerin tanıtımı ve pazarlanmasında, kısacası yerel ekonomi ve turizminin gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Araştırmanın amacı; Bişkek şehrinde faaliyet gösteren yiyecek ve içecek işletmelerinin düzenlenen gastronomi festivallerinden beklentileri belirlemek, bu beklentilerin karşılanması için festival organizasyonu paydaşlarına öneriler geliştirmektir. Araştırma kapsamında, verilerin elde edilmesi sürecinde nicel veri toplama yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada Kırgızistan’da hizmet vermekte olan yiyecek ve içecek hizmetleri araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda; katılımcı işletme yöneticilerinin festivalin hem yerel esnafa hem de yerel halka ekonomik olarak, Kırgızistan’a ait yerel kültürel öğelerin tanıtımına katkı sağlayacağını düşündükleri ve festivale yüksek oranda katılımın olmasını istedikleri bulgulanmıştır. Araştırma sonucuna göre; bölgeye ait ürünlerin tanıtılmasında farklı reklam çalışmalarının geliştirilmesi, gastronomi ve mutfak sanatları alanında uluslararası platformda tanınırlığı olan uzman profesyonellerin davet edilerek katılımın arttırılması, işletme yöneticilerine festivali organize eden, düzenleyen ve yürüten birimlerde daha aktif olabilecekleri görevler ve sorumluluklar verilmesi gibi öneriler getirilmiştir.