Year Year arrow
arrow-active-down-0
Publisher Publisher arrow
arrow-active-down-1
Journal
1
Journal arrow
arrow-active-down-2
Institution Institution arrow
arrow-active-down-3
Institution Country Institution Country arrow
arrow-active-down-4
Publication Type Publication Type arrow
arrow-active-down-5
Field Of Study Field Of Study arrow
arrow-active-down-6
Topics Topics arrow
arrow-active-down-7
Open Access Open Access arrow
arrow-active-down-8
Language Language arrow
arrow-active-down-9
Filter Icon Filter 1
Year Year arrow
arrow-active-down-0
Publisher Publisher arrow
arrow-active-down-1
Journal
1
Journal arrow
arrow-active-down-2
Institution Institution arrow
arrow-active-down-3
Institution Country Institution Country arrow
arrow-active-down-4
Publication Type Publication Type arrow
arrow-active-down-5
Field Of Study Field Of Study arrow
arrow-active-down-6
Topics Topics arrow
arrow-active-down-7
Open Access Open Access arrow
arrow-active-down-8
Language Language arrow
arrow-active-down-9
Filter Icon Filter 1
Export
Sort by: Relevance
  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1740589
Türkiye’de bir müzik eğitimi bölümünde grup piyano laboratuvar ortamının kurulumu ve kullanımına ilişkin pilot bir çalışma
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Gülbahar Urhan

Bu çalışma, Türkiye’deki müzik eğitimi lisans programlarında yer almayan grup piyano öğretimi modelinin, bir üniversitede piyano laboratuvarı kurulumu aracılığıyla piyano eğitimi dersinde uygulanabilirliğini ve pedagojik etkilerini incelemektedir. Nitel bir durum çalışması deseniyle yürütülen araştırmada, 2023 bahar ve güz ile 2024 bahar dönemlerinde gönüllü olarak çalışmalara katılan 30 öğrenciden (10 lisans, 20 yüksek lisans) yapılandırılmış görüşmeler, yazılı anlatımlar ve araştırmacı gözlem notları yoluyla veri toplanmıştır. Betimsel analizi dayalı bulgular, grup piyano ortamının doğaçlama, transpozisyon, eşlik etme ve birlikte çalma gibi işlevsel müzikal becerileri önemli ölçüde geliştirdiğini; akran etkileşimi, iş birliğine dayalı öğrenme ve öz değerlendirme süreçlerini desteklediğini ortaya koymaktadır. Katılımcıların bir kısmı teknik altyapıya uyum sağlamakta ve duygusal açıdan zorlanmalar yaşadığını belirtse de, çoğunluk süreci öğretici, motive edici ve mesleki açıdan geliştirici bulmuştur. Çalışma, bu ortamın yalnızca bireysel müzikal gelişime değil, aynı zamanda öğretmenlik becerilerinin desteklenmesine, öğretim stratejilerinin gelişimine ve grup öğretim modellerine yönelik pedagojik farkındalığın artmasına katkı sunduğunu göstermektedir. İlk kurulum maliyetlerinin yüksek görünmesine karşın, grup piyano modeli Türkiye’de sürdürülebilir ve yaygınlaştırılabilir nitelikte güçlü bir alternatif öğretim yaklaşımı olarak değerlendirilmektedir.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1738741
Müzik çalışmalarının ilköğretime devam eden çocukların kendilerini tanımlama becerilerine etkisinin incelenmesi
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Özlem Yılmaz Demirel + 1 more

Benlik; bireyin içsel ve dışsal tüm özelliklerinin toplamı olarak değerlendirilebilir. Bireyin kendine dair görüş ve kanılarından meydana gelen, kendine özgü bir dinamiği olan değerlendirmeleri içerir ve duyuşsal, bilişsel ve davranışsal boyutları bulunmaktadır. Özellikle çocuklarda benlik algısının desteklenmesi özgüven gelişimine pozitif yönde katkı sağlamaktadır. Bu durumdan hareketle benlik gelişimini destekleyici yönlendirmelerin yapılması büyük önem arz etmektedir. Çünkü bu dönem içerisinde kazanılan olumlu benlik algısı çocukların yetişkinlik süreçlerinde özgüvenli olmalarına da doğrudan etki etmektedir. Çocukların benlik algılarının desteklenmesinde pek çok durumdan yararlanılabilir. Bu durumlardan biri de müzik çalışmalarıdır. Bu çalışma kapsamında ilköğretime devam eden çocukların kendilerini tanımlama becerilerine müzik çalışmalarının etkisine bakılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu öntest-sontest deneme modeli olarak desenlenmiştir. Çalışma9-10 yaş aralığında ilköğretime devam eden 18 kız ve 11 erkek çocuktan oluşan 29 katılımcı ile yürütülmüştür. Çalışmanın verileri; 5’li likert türünde 64 ifadeden oluşan Çocuklar İçin Kendini Tanımlama Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bu kapsamda; alanyazın incelenerek ve çocukların gelişimsel özellikleri de göz önünde bulundurularak haftalık oturumlar hazırlanmıştır. Çocuklara 8 hafta süre ile müzik eğitimleri verilmiştir. Sürecin sonunda yapılan müzik çalışmalarının çocukların kendini tanımlama becerilerine çocukların cinsiyetine göre anlamlı bir farklılığın oluşmadığı görülürken 8 haftalık eğitimlerin olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Analizlerin yorumlanmasında anlamlılık (p) değeri 0,05 olarak alınmıştır. Elde edilen sonuçlardan hareketle; müzik gibi sanatsal çalışmaların çocukların kendilerini tanımlama becerilerine katkı sağladığı ve bu nedenle de çocukların gelişimsel özellikleri ile bireysel özellikleri, ilgi alanları ve isteklerine uygun faaliyetlere yönlendirilmeleri konusunda destek olunması önerilmektedir.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1843994
Bibliometric analysis of scale development and adaptation studies published in the field of music
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Ebru Uçar + 1 more

Bibliometric analysis is a systematic process of reviewing and evaluating relevant sources through a literature survey on a specific topic. Bibliometric analysis is frequently employed to examine scale development and adaptation studies in music, enabling researchers to determine current trends and key research in this field. This study aims to evaluate the last decade (2014–2024) by presenting scale development and adaptation studies in music published in the TR Dizin database through various sub-problems (publication year, journal, keywords, sample group, publication type, citation count, etc.). The goal is to contribute to future scientific research in scale adaptation and development in music education. Within the study’s scope, articles on scale development and adaptation in music published in the TR Dizin database between 2014 and 2024 were screened (n=312), and eligible articles (n=30) were included. The results were analyzed bibliometrically and presented via descriptive tables, including content analysis and percentage-frequency distributions. Findings indicate that the highest number of studies were conducted in 2020 (n=8), the most cited study had 11 citations, scale development studies were more common than adaptations, and most publications appeared in university journals.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1807988
Francis Poulenc: Klarnet ve Fagot Sonatı’nın form analizi ve icra teknikleri açısından değerlendirilmesi
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • İlkay Ak + 1 more

Fransız besteci Francis Poulenc yaklaşık elli yılı aşkın süren bestecilik kariyeri süresince opera, orkestra, oda topluluğu, koro, piyano, org ve tek ses olmak üzere çeşitli vokal ve enstrümantal müzikler bestelemiş ve döneminin oldukça üretken bestecileri arasında yer almıştır. Araştırmada incelenecek olan Klarnet ve Fagot için Sonatı, bestecinin üflemeli çalgılar için yazdığı ilk dönem eserleri arasında yer almaktadır. Poulenc’in gençlik yıllarında yazdığı bu eser bestecinin eğlence müzikleri olarak adlandırdığı üç sonattan biridir. Eser ilk olarak 1922 yılında bestelenmiş, daha sonra 1945’te ise yeniden gözden geçirilerek revize edilmiştir. Hem biçimsel hem de üslup açısından neo-klasik anlayışı yansıtan bu eser, Poulenc’in erken dönem deneysel besteleme yaklaşımının önemli örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Üç bölümden oluşan eserin neredeyse başından sonuna kadar klarnet solo, fagot ise eşlik konumunda çalmaktadır. Bu araştırmada, bestecinin müzik yaşamı yazılı ve dijital kaynaklardan araştırılmış, Klarnet ve Fagot Sonatı’nın form ve armonik analizi kapsamlı bir şekilde yapılmıştır. Performans uygulaması gerçekleştirilen eserin icrasında yaşanılacağı düşünülen zorlayıcı kısımlar ise kısmen değerlendirilerek çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Araştırmanın bu yönleriyle eserin, günümüz klarnet ve fagot icracılarına yeni bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmüştür.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1832136
Streaming the self: digital music platforms, Uses & Gratifications, and the construction of social identity
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Ayda Sabuncuoğlu İnanç

Rapid technological developments have transformed music listening into a platform-based practice shaped by streaming interfaces, personalization systems, and social visibility. This study examines how digital music consumption and sharing practices relate to self-presentation and social identity in contemporary digital environments. Adopting a conceptual analysis approach, the study synthesizes insights from Uses & Gratifications research, dramaturgical perspectives on self-presentation, Social Identity Theory, and the extended self framework to develop an integrative explanatory model. The analysis suggests that streaming platforms increasingly operate as identity-relevant environments in which playlists, listening traces, and recommendation-driven discovery contribute to how individuals curate and communicate taste. Music sharing functions as a symbolic practice through which users signal affiliation, distinction, and cultural positioning, while digital archives serve as editable repositories of biographical and emotional meaning. Uses & Gratifications–based motivations—such as discovery, mood regulation, self-enhancement, social connection, and escape—help explain how musical choices become linked to identity expression and selective visibility. Overall, the study conceptualizes digital music engagement as an ongoing form of identity work and provides a theoretical foundation for future empirical research on identity processes within streaming ecosystems.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1789138
Dobruca Türk-Tatar müziği ve kültürel temsiliyet
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Ezginur Küçükdürüm + 1 more

Dobruca milat öncesi dönemden beri Türk-Tatar boylarının coğrafi ve kültürel yaşam alanlarından biri olmuştur. Bu boyların göç güzergâhları, beraberlerinde taşıdıkları müzikal unsurların bölgeye aktarılmasına ve çeşitli etkileşimler aracılığıyla dönüşmesine zemin hazırlamıştır. Orta Asya, Kafkasya, Kırım ve Anadolu’dan taşınan zengin müzik pratikleri, Balkan halklarıyla birleşerek hem ortak bir Dobruca hem de daha geniş bir Balkan müzik kültürünün ve kimliğinin şekillenmesine katkıda bulunmuştur. Bu yönüyle bölgedeki Türk ve Tatarlar, yüzyıllardır ortak bir kültürün parçası olarak yaşamıştır ve kolektif bir hafızayı paylaşmaktadır. Ortak dini, kültürel ve tarihsel geçmişleri nedeniyle iki toplumu kesin çizgilerle ayırmak güç olsa da, dil ve kültürel temsiliyet açısından bazı farklılıklar dikkat çekmektedir. Özellikle 1989 Devrimi sonrası Romanya’da etnik kimliklerin yeniden keşfedilmesi ve inşa edilmesi sürecinde, Dobrucalı Tatarlar Kırım mücadelesini ve Türk soylu halkların birlikteliğini vurgulayan bir kültürel ifadeyi temsil ederken, Türkler Osmanlı, Anadolu ve Balkan kültürlerinin sentezinden oluşan Balkan Türkleri kimliğini öne çıkarmaktadır. Günümüzde, Türk ve Tatarların yerel müzikal üretimleri ve kültürel ifadeleri, Romanya’nın yerel ve modern müzik akımlarından da etkilenerek dönüşmektedir. Bölgede yapılan saha çalışması ve arşiv taraması, Türk ve Tatarlara ait halk şarkılarının büyük ölçüde günümüze ulaştığını, ancak zaman içinde değişerek bağlamlarından uzaklaştığını göstermektedir. Bu çalışma, devam eden doktora tezinin bir parçası olarak, Dobruca’daki Türk ve Tatarların kültürel ifade dinamiklerini incelemeyi ve müzik kültürlerindeki dönüşümleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda yöntem olarak Romanya’nın Kuzey Dobruca bölgesinde yer alan Köstence ve Tulca vilayetlerinde gerçekleştirilen saha çalışması kapsamında katılımcı gözlem ve görüşme teknikleri uygulanmıştır. Ayrıca Constantin Brăiloiu Etnografya ve Folklor Enstitüsü’nde arşiv çalışması gerçekleştirilmiş, Dobruca bölgesindeki Türk ve Tatarlara ait manyetik teyp katalogları taranarak orijinal kataloglama yapılmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1831301
E-içerik ile zenginleştirilmiş 5.sınıf müzik ders kitabının öğrencilerin akademik başarı ve motivasyonlarına etkisi*
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Eda Uslu Oktay + 1 more

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretimde mevcut ders materyali olarak kullanılan 5. sınıf müzik ders kitabının e-içerik ile zenginleştirilmesinin öğrencilerin akademik başarıları ve motivasyonları üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada deneysel yöntem benimsenmiş ve araştırmanın yürütülme sürecinde ise son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak il merkezinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı, Ömer-Dönmez Toklu Ortaokulu ile Ertuğrul Gazi İmam Hatip Ortaokulunda 5. sınıfta öğrenim gören toplam 59 öğrenci (deney grubu: 29, kontrol grubu: 30) oluşturmuştur. Araştırmanın deneysel sürecinde kullanılmak üzere, 5. sınıf müzik ders kitabı için e-içerik eklenmesine uygun görülen üç ünite seçilmiş, bu üniteler için e- içerik olarak belirlenen videolar araştırmacı tarafından denel işlem öncesinde deney grubunun ders kitaplarına entegre edilmiştir. Deneysel süreçte deney gurubunda e-içerik eklenmiş ders kitabı ile müzik dersi işlenirken, kontrol gurubu geleneksel ders işleyişine devam etmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin müzik dersindeki akademik başarılarını ölçmek amacıyla “Müzik Dersi Başarı Testi” kullanılmış, öğrencilerin müzik dersi motivasyonlarını değerlendirmek için ise Aktan ve Tezci (2013) tarafından geliştirilen Matematik Motivasyon Ölçeği araştırma için alınan izin dahilinde uyarlanarak “Müzik Dersi Motivasyon Ölçeği” olarak uygulanmıştır. Müzik Dersi Başarı Testi, ortaokul 5. sınıf müzik ders kitabı içerisinde ünite sonlarında yer alan değerlendirme soruları kullanılarak hazırlanmıştır. Araştırma bulguları sonucunda; müzik dersinde e-içeriklerle zenginleştirilmiş müzik ders kitabı kullanımının öğrencilerin akademik başarılarını ve müzik dersi motivasyonlarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Deney ve kontrol guruplarının müzik dersi motivasyonları alt boyutlar açısından incelendiğinde ise deney ve kontrol guruplarının müzik dersi motivasyonları arasında; içsel hedef yönelimi, konu değeri, öz yeterlik ve sınav kaygısı boyutlarında anlamlı fark olduğu, dışsal hedef yönelimi ve öğrenme inançları boyutları için ise guruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1642368
F. Chopin’in Mazurka’sında dans ve duygu: Op.50 No. 3’ün anlamı ve yorumu
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Fahrettin Eren Yahşi

Frederic Chopin’in Mazurka’ları, Polonya halk dansı geleneğini romantik dönem piyano estetiğiyle birleştiren özgün yapıtlar arasında yer almaktadır. Bu eserler, yalnızca ulusal kimliğin bir yansıması değil; aynı zamanda dans kökenli müzikal yapıların sanatsal bir dönüşüm sürecinden geçirilerek bireysel anlatıma taşınmasının güçlü örnekleridir. Chopin’in mazurkalarında yer alan kujawiak, mazur ve oberek gibi geleneksel dans türleri, bestecinin elinde ritmik, biçimsel ve ifade açısından yeniden şekillenmiş; böylece dans müziği, ileri düzey bir yorumculuk gerektiren sanatsal piyano repertuvarına dönüşmüştür. Bu çalışmanın amacı, Chopin’in Mazurka Op. 50 No. 3 eserinde yer alan dans karakterlerini müzikolojik ve performans odaklı bir yaklaşımla incelemek ve bu doğrultuda yorumculuk açısından uygulanabilir öneriler sunmaktır. Araştırma, betimsel ve yorumlayıcı müzikolojik analiz yöntemine dayanmaktadır. Çalışma kapsamında nota metni, ilgili literatür, tarihsel dans kaynakları ile seçilmiş ses ve görsel materyaller incelenmiş; ritmik aksanlar, biçimsel yapı, tempo anlayışı ve ifade unsurları analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, eserin yapısında kujawiak, mazur ve oberek dans karakterlerinin belirgin biçimde yer aldığını göstermektedir. Kujawiak kökenli bölümlerde melankolik ve lirik bir anlatım öne çıkarken, mazur karakterli pasajlarda aksanlı, kararlı ve kahramansı bir ifade dikkat çekmektedir. Oberek özellikleri taşıyan bölümlerde ise daha akıcı, sade ve dansa yakın bir müzikal yapı gözlemlenmektedir. Bu farklı karakterlerin eserin bütünlüğü içinde dengeli biçimde yorumlanabilmesi; rubato kullanımı, nüans farklılaştırması, dokunuş kontrolü ve pedal tekniğinin bilinçli bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, Mazurka Op. 50 No. 3’ün yorumlanmasında dans temelli analizin, tarihsel ve stilistik olarak bilinçli bir performans yaklaşımı geliştirilmesine önemli katkı sağladığını ortaya koymaktadır. Araştırmanın, Chopin mazurkalarını icra eden piyanistler ve bu repertuvarın pedagojik aktarımıyla ilgilenen müzisyenler için yol gösterici bir kaynak niteliği taşıması hedeflenmektedir.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1839020
Müzik teorisi eğitiminde tür ve biçim kavramlarının öğretimi
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Ali Kalkan

Bu çalışma, müzik teorisi eğitimi bağlamında “tür” ve “biçim” kavramlarının öğretimsel işlevlerini kuramsal bir bakış açısıyla ele alarak, bu iki kavramın öğrenen açısından nasıl bir bilişsel, estetik ve pedagojik değer ürettiğini çok katmanlı bir çerçevede incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, disiplinler arası literatüre dayalı nitel ve betimsel bir desenle yapılandırılmış; doğrudan uygulamaya değil, mevcut teorik metinlerin ve pedagojik yaklaşımların çözümlediği kavramsal içerik analizi yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmanın kavramsal çerçevesi betimleyici, öğretimsel ve yorumlayıcı olmak üzere üç katmanda örgütlenmiş; tür ve biçim kavramlarının tarihsel gelişimi, kültürel işlevleri ve eğitim programlarındaki karşılıkları bu çerçevede değerlendirilmiştir. Bulgular, “tür” kavramının yalnızca müziksel ürünleri sınıflandıran teknik bir kategori değil, aynı zamanda kimlik, kültürel aidiyet ve pedagojik yönelimleri biçimlendiren dinamik bir yapı sunduğunu; “biçim” kavramının ise motif, cümle, dönem ve bölmeli formlar üzerinden bilişsel ve sezgisel öğrenmeyi güçlendiren bir işlev üstlendiğini göstermektedir. Sonat, konçerto ve senfoni gibi Batı müziği türlerinde biçimsel kalıpların tarihsel bağlamla kurduğu ilişki, öğrencilerin hem yapısal kavrayış hem de bağlamsal farkındalık geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Rondo ve tema–varyasyon gibi geçişli yapılarda tür ve biçim arasında ortaya çıkan pedagojik köprüler, kavramsal bütünlüğün oluşmasında belirleyici bir rol oynamaktadır. Ayrıca motif–cümle–dönem dizgesinin görsel materyaller, grafiksel şemalar ve dinlemeye dayalı uygulamalarla desteklenmesi, öğrencilerin analiz ve yaratıcı üretim süreçlerinde daha derin ve kalıcı öğrenme çıktıları elde etmelerini mümkün kılmaktadır. Sonuç olarak çalışma, tür ve biçim öğretiminin bilgi aktarımından öte, disiplinler arası, çoklu duyusal ve öğrenci merkezli bir tasarımla yapılandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

  • Research Article
  • 10.31811/ojomus.1806956
Barok müzikte yapay zekâ ile form analizi: üç yapay zekâ modelinin incelenmesi ve karşılaştırılması
  • Feb 2, 2026
  • Online Journal of Music Sciences
  • Turgay Tunç

Bu araştırmanın amacı, Barok dönem bestecilerinden Johann Sebastian Bach’a ait Anna Magdalena Bach albümünden BWV Anh. 126 Musette adlı piyano eserinin, yapay zekâ modellleri tarafından yapılan form analizlerini incelemek ve karşılaştırmaktır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, eserin form analizi üç farklı yapay zekâ modeli ile yapılmıştır. Bu analizler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın yapay zekâ temelli analiz sürecinde, ChatGPT-5 modeli, Claude Sonnet 4.5 modeli ve Gemini 2.5 modelinin ücretli versiyonları kullanılmıştır. Bu modellerin tercih edilme sebebi, kavramsal ve dilsel müzik bilgisini kullanarak analiz yapabilmeleridir. Bu nedenle eğitimde kullanılabilirliği önem teşkil etmektedir. Bu bakımdan ChatGPT, Calaude ve Gemini, yalnızca teknik analiz değil, eğitimsel yorumlama potansiyeli olan modellerdir. Yapay zekâ analiz sürecinde, her modele aynı yönerge verilerek eserin notası PDF formatında modellere yüklenmiş; eserin form analizi doğal dil işleme altyapısıyla yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, yapay zekâ dil modellerinin form analizi alanında destekleyici araçlar olarak kullanılabilme potansiyeline sahip olduğu, ancak performanslarının model türüne göre önemli farklılıklar gösterdiği sonuca varılmıştır.