- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1545042
- Oct 3, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Elif Pınar Kılınç + 1 more
Türkiye’nin önde gelen çevrimiçi forumlarından Ekşi Sözlük’te, “Uzaktan Eğitim” ile ilgili duyguları ve tematik kaygıları araştırmayı konu edinen bu çalışma, uzaktan eğitimin, özellikle Covid-19 pandemisinde zorunlu yaygın kullanımının fırsat mı sorun mu olarak algılandığı sorusu merkezinde, Türkiye’de uzaktan eğitime dair algının nasıl olduğuna cevap bulmaya çalışmaktadır. Nitel analiz yöntemlerinden duygu analizi ve tematik içerik analizini kullanan araştırma, uzaktan eğitim tartışmalarında hâkim olan duyguları ortaya çıkarmayı ve temalar önermeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma için veriler, “Uzaktan Eğitim” başlığı altındaki bütün girdileri kapsamaktadır. Girdiler, Python algoritması kullanılarak Ekşi Sözlük’ten toplanmış ve 412 girdiden oluşan veri kümesi elde edilmiştir. Elde edilen girdilerin tarih aralığının ise 2003’ten 2023’e kadar olan yirmi yıllık bir zaman dilimi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla veri seti, söz konusu başlık altındaki girdilerin tamamını kapsar niteliktedir. Girdiler, Atlas. ti nitel analiz yazılımı kullanılarak analiz edilmiş ve uzaktan eğitime yönelik kullanıcı duygularının ve tematik yönelimlerin ayrıntılı şekilde araştırılmasına olanak sağlamıştır. Bulgular, verimsizlik, düşük öğretmen kalitesi, teknolojik zorluklar ve eşitsizlik gibi konulara yöneltilen önemli eleştirilerle birlikte, uzaktan eğitime yönelik olumsuz duyguların baskın olduğunu ortaya koymaktadır. Olumlu duygular ise uzaktan eğitimin potansiyel faydalarını vurgulayarak karmaşık ve nüanslı bir kamu algısına işaret etmektedir. Bu çalışma, Ekşi Sözlük kullanıcıları tarafından algılanan zorluklara ve fırsatlara ilişkin iç görüler sunarak Türkiye’de uzaktan eğitime yönelik kamuoyu tutumlarının anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır.
- Research Article
4
- 10.53478/yuksekogretim.1494222
- Jul 29, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Erkan Güneş + 1 more
There is relatively limited research examining the impact of fear of missing out (FOMO) on increasing social media addiction (SMA) in youth, increasing anxiety, and ultimately leading to depression. The study aimed to examine the cumulative mediating effect of SMA and anxiety between FOMO and depression among university students majoring in tourism. In this context, an online survey was conducted with 395 participants using the convenience sampling method. Descriptive statistics, correlation analyses, and serial mediation analyses were performed in the study. Data analyses were conducted using SPSS 24.0, PROCESS Macro for SPSS v4.0, and AMOS 24.0. The findings revealed the mediating role of SMA and anxiety on the relationship between FOMO and depression. The increased level of FOMO in youths leads to an increase in SMA and anxiety levels, which ultimately leads to an increase in depression. Therefore, the bidirectional relationships of SMA and anxiety should be taken into account in the effect of FOMO on depression in youth.
- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1404151
- Apr 18, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Canan Sevimel + 1 more
Adli Bilimler, yetkilerini suç soruşturmalarının yürütülmesinde yardımcı olmak için kullanan sayısız mesleği kapsayan şemsiye bir terimdir. Eğitim ise birçok farklı tanımı olan bir kavramdır. Genel olarak eğitim, toplumsal yaşamda yer edinmek için edinilen bilgi, beceri ve anlayışlara denmektedir. Yüksek öğrenim, eğitimin formal olan kısmında yer alan örgün eğitimin bir parçasıdır. Adli Bilimler eğitiminin ise ilgili alt dallarda kuramsal bir temel elde edip ileride meslek sahibi olmayı hedefleyen öğrenciler için oldukça sonuca odaklı bir eğitim programı olduğu söylenebilir. Bu çalışmada dünya çapında Adli Bilimler lisans ve yüksek lisans bölümleriyle Türkiye’de bulunan lisans ve yüksek lisans bölümleri niteliksel ve niceliksel olarak incelenip benzerlikleri ve farklılıkları ortaya konmuştur. Farklı ülkelerden Adli Bilimler bölümleri seçilmiş ve analiz edilmiştir. Seçim yöntemi olarak edurank.org isimli internet sitesinden ‘Adli Bilimler’ anahtar kelimesiyle arama yapılmış ve bulundukları kıtalarda ‘araştırma performansı’ kriterine dayalı olarak ilk yüz üniversite içinde bulunan üniversitelerden seçim yapılmıştır. Niceliksel özellikler ana başlığı altında birinci aşamada üniversitelerdeki bölümlerin lisans, yüksek lisans veya her ikisinde de eğitim verme durumlarına göre sayıları, ikinci aşamada bu bölümlerin hangi fakültelere bağlı bulunduğu, üçüncü aşamada ise lisans ve yüksek lisans bölümlerindeki derslerin sayısal dağılımları incelenmiştir. Niteliksel özellikler ana başlığı altında ise lisans ve yüksek lisans ders içeriklerinin işleniş şekilleri ele alınmıştır. Diğer bir deyişle, öğretimin teorik mi pratik mi olduğu ve derslerin hangi metotlarla öğretildiği incelenmiştir. Yayımlanmış kaynakçalar taranıp bu alanda lisans ve yüksek lisans bölümlerine sahip ülkelerdeki üniversitelerin müfredatlarıyla ülkemizdeki müfredatlar karşılaştırılarak, sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu alanda verilen eğitimler karşılaştırmalı olarak incelenip söz konusu uygulamalardaki benzerlikler ve/veya farklılıklar belirlenip listelenmiştir.
- Research Article
1
- 10.53478/yuksekogretim.1454547
- Apr 17, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Hasan Tutar + 1 more
As the prevalence of digital technology increases, issues related to its use have also become more widespread. This study aimed to develop a scale to measure the perceptions of university students, assumed to experience problematic digital technology use, regarding their usage patterns. During the scale development process, a literature review was conducted to identify common themes, factors, causes, and consequences of problematic digital technology use. Subsequently, in the qualitative phase, interviews were conducted with university students to gather their views, which were used to create an initial pool of scale items reflecting problematic digital technology use. In the next stage, a pilot study was conducted, and exploratory and confirmatory factor analyses were performed to refine and simplify the scale items. Exploratory factor analysis (EFA) was used to identify the dimensions of digital technology use, and overlapping items were removed to improve the scale. The factor analysis revealed that the scale consisted of three factors: Loss of Impulse Control, Social Isolation, and Physical and Mental Fatigue. Confirmatory factor analysis (CFA) was conducted to assess the stability of the factor structure, and Cronbach’s alpha reliability analysis was performed to evaluate the internal consistency of the scale. The analysis indicated that the Cronbach’s alpha coefficient demonstrated a high level of internal consistency (0.918). In conclusion, the scale developed was found to be a reliable and valid tool for researchers and practitioners aiming to assess problematic digital technology use.
- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1418870
- Apr 4, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Ayfer Sayın + 1 more
Yazılı üretim ortaya koyma öğrenciler tarafından her zaman zor bir görev olarak nitelenmektedir. Yazmaya ilişkin tutum, motivasyon, değerlendirme ölçütleri, konuya hâkimiyet, dili kullanma yetisi gibi değişkenler yazmaya önyargıyla yaklaşmaya neden olmaktadır. Ancak yazma sadece bir akademik başarı göstergesi değil aynı zamanda iş dünyasında da ihtiyaç duyulan bir beceridir. Bu nedenle üniversite eğitimi sırasında öğrencilerin etkili yazma becerisi kazanmaları önemli görülmektedir. Öğrencilerin yazmada yetkinlik kazanması, yazma uygulaması yapmaya ve ürünlere geribildirimde bulunmayla yakından ilişkilidir. Anlamlı dönüt verilmesinde yazılı üretimlerin objektif değerlendirilmesi gerekmektedir. Yazmaya yönelik objektif değerlendirmede bulunma bazen puanlayıcıların yaklaşımından kaynaklı olarak geçerli ve güvenilir sonuçlar vermeyebilir. Böyle bir durumda teknolojinin sunduğu imkânlardan faydalanılabileceğine inanılmaktadır. Bu bağlamda araştırmada, üniversite öğrencilerinin yazılı üretimlerinin insan puanlayıcılar ve yapay zekâ tarafından puanlanmıştır. Bu iki puanlamanın karşılaştırılarak incelenmesi araştırmanın amacını oluşturmuştur. Böylece yazılı üretimleri değerlendirmede OpenAI tarafından geliştirilen GPT yapay zekâ sistemlerinin kullanılabilirliği sınanacaktır. Söz konusu amaç doğrultusunda araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Katılımcılar, gönüllülük esasına bağlı olarak bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 60 birinci sınıf öğrencisidir. Araştırma kapsamında katılımcılardan yazılı üretim görevi doğrultusunda bir metin oluşturmaları istenmiş ve bunlar bütüncül puanlama anahtarı ile puanlanmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonrasında GPT ile uzmanların puanları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır.
- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1261381
- Mar 29, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Büşra Görkaş Kayabaşı + 3 more
Bu çalışmanın temel amacı Litalien ve diğerleri (2015) tarafından Kanada kültüründe doktora öğrencilerinin doktora çalışmalarına yönelik motivasyon düzeylerini belirlemek üzere geliştirilen MPhD ölçeği’ni (scale of motivation for PhD studies) Türkçe’ye uyarlamaktır. Ayrıca, Diener ve diğerleri (1985) tarafından geliştirilen, Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçe’ye uyarlaması yapılan “Yaşam Doyumu Ölçeği” kullanılarak ölçüte dayalı geçerlik kapsamında katılımcıların doktora çalışmalarına yönelik motivasyon ölçeğinden elde ettikleri puanlar ile yaşam doyumu arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu amaç kapsamında ilk olarak MPhD ölçeğinin maddeleri uzman görüşleri alınarak Türkçe’ye uyarlanmış ve Türkiye’deki üniversitelerde okuyan 30 doktora öğrencisi ile dil geçerliği yapılmıştır. Ölçeğin Türkçe nihai formunun oluşturulmasının ardından ölçek toplam 335 doktora öğrencisine uygulanarak ölçeğin geçerliği ve güvenirliğine ilişkin psikometrik kanıtlar tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi ve açımlayıcı yapısal eşitlik modellemesi kullanarak yapılan analizler sonucunda ölçeğin tatmin edici psikometrik kanıtlara sahip olduğu görülmüştür. Yaşam Doyumu ölçeğinin araştırmada yer alan çalışma grubu üzerinde geçerli ve güvenilir bilgiler ürettiği saptanmıştır. Katılımcıların uyarlaması yapılan ölçekten elde ettikleri puanlarla, Yaşam Doyumu Ölçeği puanları karşılaştırılmış ve doktora çalışmalarına yönelik motivasyonlarıyla yaşam doyumları arasındaki ilişkiler belirlenmiştir.
- Research Article
1
- 10.53478/yuksekogretim.1340067
- Mar 21, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Melike Günbey + 1 more
This study aims to determine how doctoral students and the faculty members make sense of academic identity, to examine how doctoral students’ academic identity is formed, to analyze the academic identity construction of doctoral students by associating them with the views and practices of faculty members on creating academic identity. It was carried out through a case study, one of the qualitative research methods. The study group was determined by maximum variation sampling, one of the purposive sampling methods, and consisted of 17 faculty members and 34 doctoral students in a public university in Türkiye. The data was collected using interviews, observation and analyzed using content analysis. The results showed that academic identity is multidimensional, including academic (role), social and individual, and each dimension affects the construction of the academic identity of the doctoral student; the past experiences of the doctoral students affect the construction of academic identity, the economic and spiritual support provided by the family paves the way for the construction of a positive academic identity; the quality of the social environment in which doctoral students grew up and the cultural capital characteristics helped to solve the problems they encountered. It is important for the doctoral student to feel a sense of belonging to the academic community and that congresses, symposiums or scientific events contribute the most to their belonging to this community.
- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1304786
- Mar 19, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- İsmail Güleç + 1 more
Yüksek öğretim alanında Önceki Öğrenmenin Tanınması (ÖÖT), öğrencilerin bulundukları eğitim seviyesine gelmeden önceki formel/enformel ortamlarda aldıkları uygulamalı/kuramsal eğitimleri, kazanımları, sistematik veya güdümlü olarak kazanılmasından bağımsız olarak krediye dönüştürmek veya bunlarla öğretim dönemi içinde ilgili başka bir öğrenmeyi ikame etmektir. Geleceğe bakıldığında kavramla ilgili politika ve ilkelerinin esnek değerlendirme ve açık öğrenme kavramları içerisinde kolayca yer alacağı görünmektedir. Dünyada Avrupa Yüksek öğretim Alanı’nda, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Birleşik Krallık, Avusturalya’daki uygulamalar gibi yaşam boyu öğrenme ilkesini yüksek öğretim kurumlarında daha etkin bir şekilde uygulamaya geçirebilmiş ülkelerde ÖÖT’ye ilişkin uygulamalar oldukça geniş ve öğrenici lehine olacak şekilde kapsamlı içerik ve kabul araçları ile gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de ise tam akredite olmuş üniversitelerin çoğunun dahi önceden alınan ders, seminer, kurs gibi kazanımları kredilendirmeden öte gitmeyerek ÖÖT kavramının içini doldurmakta zorluk çektiği görülmektedir. Üstelik genel tablo itibari ile ÖÖT için kullanılan araçlar ders saydırma, dosya hazırlama, standart yeterlilik sınavları veya mülakatlardan oluşmaktadır. Çalışmada ÖÖT konusunda yukarıda bahsi geçen ülkelerin ilgili alandaki uygulamaları üzerinde durulmuş ve sonuç kısmında Türkiye’de ilgili uygulamalara ilişkin bazı iyileştirici düzenlemelerin nasıl yapılabileceği yönünde saptamalarda bulunulmuştur. Çalışmanın sonuçlarının yüksek öğretim açısından programların yürütülmesi başlığı altında ölçme-değerlendirme özelinde eğitim politikası düzenleyicileri ve yetkili karar mercilerine ilgili konularda öngörü sağlaması ve farkındalık uyandırması beklenmektedir.
- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1319031
- Mar 16, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Mustafa Altıntaş + 1 more
Bu çalışmanın amacı dönüşümcü ve etkileşimci liderlik davranışlarının çalışan memnuniyetine etkisinde örgütsel iletişim, örgütsel güven ve örgütsel bağlılığın aracılık rolünün belirlenmesidir. Nicel araştırma deseninde oluşturulan çalışmada örneklemi, Yozgat Bozok Üniversitesinden 460 eğitim çalışanı ve Yozgat Bozok Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 440 sağlık çalışanı olmak üzere toplamda 900 kişi oluşturmaktadır. Anket formunda ise likert tipi ölçekler kullanılmış, araştırma modelinin doğrulanmasında yapısal eşitlik modeli (YEM) tercih edilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizi için SPSS ve AMOS programları kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre sağlık çalışanlarında dönüşümcü ve etkileşimci liderliğin çalışan memnuniyetine etkisinde örgütsel güven ve örgütsel bağlılığın kısmî aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Eğitim çalışanlarında ise dönüşümcü liderliğin çalışan memnuniyetine etkisinde örgütsel güven ve örgütsel bağlılığın kısmî aracılık rolü olduğu bulunurken; etkileşimci liderliğin çalışan memnuniyetine etkisinde örgütsel güven ve örgütsel bağlılığın tam aracılık rolü olduğu belirlenmiştir. Örgütsel iletişimin çalışan memnuniyetini anlamlı olarak etkilemediği belirlenmiş, bu yüzden aracılık etkisine rastlanılamamıştır.
- Research Article
- 10.53478/yuksekogretim.1338106
- Mar 16, 2024
- Yuksekogretim Dergisi
- Berna Yüner + 2 more
Using document analysis, this study aims to examine the role and contributions of Turkish public institutions in the internationalization of higher education (IoHE) using the framework of neo-institutionalization theory. Within the scope of the research, 20 policy documents prepared by decision-making bodies such as the Turkish Presidency, ministries, CoHE, and public foundations in Türkiye were analyzed through content analysis. This study illuminates the intricate network of actors shaping the Internationalization of Higher Education (IoHE) landscape in Türkiye, with CoHE, universities, ministries, and public foundations collaborating closely. Through the neo-institutionalization lens, CoHE emerges as the linchpin, steering Türkiye's universities towards global integration, embodying the coercive isomorphism emphasized by the theory. Moreover, a spectrum of key institutions, including MoNE, the Ministry of Science, Industry, and Technology, the Ministry of Culture and Tourism, the Ministry of Foreign Affairs, the Ministry of Interior, the YEE, and the TMF, play pivotal roles in Türkiye's IoHE landscape. The motivations of these entities, viewed through mimetic and normative isomorphism, blend to shape Türkiye's higher education internationalization efforts, as outlined by neo-institutionalization theory. Furthermore, the study underscores the rising significance of public foundations alongside traditional institutions in the IoHE realm. Notably, local institutions are adopting global behaviours, reflecting the mimicking pressures within Türkiye's higher education. However, despite Türkiye's substantial progress in higher education internationalization, a crucial gap emerges: the lack of a comprehensive roadmap defining the roles of all stakeholders. This gap, echoing the uncertainties of neo-institutionalization theory, underscores the need for a unified vision among Türkiye's diverse IoHE stakeholders.