- Research Article
1
- 10.26677/tr1010.2025.1556
- Jun 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Hakan Altın
The main objective of this study is to determine the effect of population growth and economic growth on carbon emissions in Turkey. The STIRPAT ARDL model was used to analyze the effect of population growth and economic growth on carbon emissions for this purpose. The STIRPAT ARDL (4,0,4), the STIRPAT ARDL (4,4,3), and the STIRPAT ARDL (1,4,3) models were developed for this purpose. These models provide appropriate answers for the study's objective. As a result, population growth and economic growth are associated with increased carbon emissions in Turkey. These results are statistically significant and consistent with the literature. As a result of the results, policy makers will be able to identify two important factors when formulating sustainable environmental policies. The STIRPAT ARDL (4,4,3) model, however, failed to provide an adequate answer to the study's questions.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1561
- Jun 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Seda Sakarya + 2 more
Bu çalışmanın amacı; üniversite öğrencilerinin sağlık çalışanına şiddet niyetleri ile toplumsal cinsiyet kalıp yargıları arasındaki ilişkiyi incelemektir.Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören öğrenciler dâhil edilmiştir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 689 üniversite öğrencisi katılım sağlamıştır. Araştırmada veriler;Kişisel Bilgi Formu, Sağlık Çalışanına Şiddet Uygulama Niyeti Ölçeği ile Toplumsal Cinsiyet Kalıp Yargıları Ölçeği kullanılarak toplanmıştır.Araştırma sonucunda cinsiyet değişkeninde erkek öğrencilerin sağlık çalışanına şiddet uygulama niyeti ölçeği puan ortalamaları ile toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ölçeği puan ortalamalarının kadın öğrencilere göre yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte cinsiyet değişkeninin sağlık çalışanına şiddet uygulama niyeti ölçeğiyle toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ölçeğine ait puan ortalamalarında anlamlı farklılık oluşturduğu ve devam edilen bölüm ile sağlık çalışanına şiddete tanık olma durumunun toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına ait puanlarda anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir (p<0.05). İki ölçeğin toplam puanları arasındaki ilişkiye bakıldığında ise sağlık çalışanına şiddet uygulama niyeti ile toplumsal cinsiyet kalıp yargıları arasında pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir.Bu araştırmada ele alınan sağlık çalışanlarına yönelik şiddet uygulama niyetinin olası sebeplerinintespit edilerek neden ve sonuçlarının daha iyi anlaşılabilmesi için toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ile ilişkisinin çok boyutlu bir şekilde değerlendirilmesi ve bu bağlamda şiddeti önleme stratejilerinin geliştirilmesi son derece önemlidir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1555
- Jun 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Zehra Doğan Çalişkan
The study concludes by emphasizing the future of industrial policies in the context of digitalization, sustainability, and innovation. It presents policy recommendations to support AI-based production, workforce adaptation, ethical governance, and global regulatory alignment, ensuring sustainable and competitive industrial transformation. The integration of artificial intelligence (AI) into industrial policy is transforming economic growth, governance structures, and workforce dynamics. AI-driven automation and digital transformation are redefining industrial production, requiring policymakers to develop adaptive regulations that enhance efficiency, promote sustainability, and ensure inclusive economic development. This study explores AI’s role in industrial policies, focusing on regulatory frameworks, economic implications, and labor market transformations. It examines AI applications in industrial strategies across different countries, highlighting key regulatory measures adopted by the European Union, the United States, and China. Additionally, it analyzes Turkey’s AI-driven industrial policies, emphasizing national strategies, regulatory challenges, and efforts to align AI with industrial transformation. The findings suggest that AI-compatible industrial policies should prioritize ethical integration, workforce adaptation, and public-private collaboration to foster sustainable development. Furthermore, the study underscores the importance of balancing innovation with regulatory oversight to mitigate socio-economic risks. By implementing well-structured AI-driven policies, countries can enhance global competitiveness, stimulate economic growth, and drive technological advancements while addressing ethical and regulatory concerns. The study concludes with policy recommendations aimed at fostering AI innovation while ensuring an inclusive and sustainable industrial future.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1559
- Jun 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Ayşe Nevin Sert + 1 more
This study aims to examine the interaction between ethical principles and site management approaches in the context of archaeological tourism, evaluating their practical application. The concept of archaeological tourism is considered from a multidimensional perspective within the framework of site management and ethical principles. Archaeological tourism is considered a holistic field, not limited to visiting archaeological remains, but also requiring planning in line with the protection of archaeological heritage, the participation of local people, and conservation principles. As well as protecting the physical integrity of archaeological sites, site management involves responsibilities such as ensuring a high-quality visitor experience, interacting with local communities, and maintaining cultural continuity. In this context, the ethical principles of consent, respect, and mutual accommodation provide a framework for planning, implementing, and delivering archaeological tourism. Furthermore, ethical risks such as the commercialisation of heritage, singular narratives in cultural representation and the exclusion of local communities require careful consideration in site management strategies. This conceptually based approach is complemented by a historical evolution of archaeological tourism from Antiquity to the present day. Thus, archaeological tourism is presented not merely as an activity that traces the remnants of the past, but also as a field that must be restructured in light of contemporary ethical and managerial principles. This study has revealed that archaeological tourism is not just an activity that exhibits the past; it is also a multi-layered field that needs to be redefined in line with ethical responsibilities and site management principles.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1552
- Jun 11, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Akan Çapar + 1 more
Bu çalışmanın amacı turist rehberi adaylarına eğitim kurumlarında verilen yabancı dil öğretiminin kalitesini ölçmek ve öğretim kalitesinin mesleği icra etme niyetleri üzerindeki etkisini incelemektir. Veriler, 20 Eylül-30 Aralık 2022 tarihleri arasındaMersin, İskenderun ve Nevşehir HBV üniversitelerinin turizm rehberliği lisans bölümlerinde eğitim gören öğrencilerden toplanmıştır. Veriler kolayda örnekleme yöntemine göre anket yoluyla toplanmış ve 385 anket elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğrenciler yabancı dil öğretimi kalitesini beş boyutta, mesleği yapma niyetini ise tek boyutta algılamışlardır. Öğrencilerin yabancı dil öğretimi kalitesine ilişkin algıları ile demografik özellikleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1550
- Jun 11, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Binali Kılıç
Bu araştırmanın amacı, televizyonda yemek programları ve yarışmaların, araştırmacı tarafından çalışmaya dâhil edilen derslerin İstanbul’daki vakıf üniversitelerinin, gastronomi ve mutfak sanatları bölümü ders müfredatlarında yer alma durumunu araştırmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve doküman analizi tekniği tercih edilmiştir. Bu çerçevede; film ve dizilerde yemek, gastronomi festivalleri düzenleme, restoran eleştirmenliği ve dünyada hizmet ihracatı açısından önemli bir yeri olan yemek yarışması formatları, yemek-gezi formatları ve yemek-sohbet formatları derslerinin araştırmaya dâhil edilen üniversitelerin gastronomi ve mutfak sanatları bölümü müfredatında yer almadığı görülmüştür. Araştırmaya dâhil edilen yirmi üç üniversiteden on sekizinde duyusal analiz dersinin yer aldığı tespit edilmiştir. Araştırmacı tarafından çalışmaya dâhil edilen derslerden; müfredatında en fazla yer veren üniversite, dokuz ders ile İstanbul Gelişim Üniversitesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Gastronomi medyası endüstrisine katma değer yaratacak, özellikle farklı disiplinler ile ilişkisi olan alanlarda öğrencilerin yaratıcılıklarını kullanabilecekleri ve mesleki becerilerine değer katacakları derslerin gastronomi ve mutfak sanatları bölümü müfredatında yer verilmesi önem taşımaktadır.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1553
- Jun 11, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Osman Pelit + 2 more
Bu araştırmanın amacı, turist rehberi adaylarınınkrizlere ilişkin tutumlarınınkariyer stresleri üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini oluşturan Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde öğrenim gören 240 turizm rehberi öğrencisine anket uygulaması gerçekleştirilmiştir.Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde, frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, standart sapma, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda lisans düzeyinde turist rehberliği eğitimi alan öğrencilerin krizlere ilişkin tutumlarının yüksek düzeyde gerçekleştiği tespit edilirken, kariyer streslerinin orta düzeyde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bununla birliktekrizlere ilişkin tutum ile kariyer stresi ve kariyer stresi boyutlarından olan kariyer belirsizliği ve bilgi eksikliği,dışsal çatışma ve iş bulma baskısı arasında zayıf düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca krizlere ilişkin tutumun kariyer stresi ve kariyer stresi boyutlarından olan kariyer belirsizliği ve bilgi eksikliği,dışsal çatışma ve iş bulma baskısıüzerinde anlamlı etkileri olduğu saptanmıştır. Bu doğrultuda araştırma,turist rehberi adaylarının krizlere yönelik tutumlarının kariyer stresi üzerindeki etkilerine dair literatüre katkı sağlarken, turist rehberliği mesleğinde kriz yönetimi süreçlerinin geliştirilmesi ve rehberlerin mesleki dayanıklılığının artırılmasınoktasında yol gösterici olabilir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1551
- Jun 11, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Nahide Övgü Demiral + 1 more
Bu çalışmanın amacı, Bozcaada ve Gökçeada'nın sürdürülebilir turizm ve rekabet gücü açısından yerel paydaşların bakış açılarını ortaya koymaktır. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş olup, veri toplama sürecinde dört ana temaya yönelik on sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, her iki adada yerinde yapılan yüz yüze görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen örneklem, Bozcaada ve Gökçeada’dan eşit sayıda kamu görevlisi, turizm işletmecisi, yerel halk ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluşmaktadır. Toplanan veriler içerik analizine tabi tutulmuş, alt temalar çerçevesinde kategorize edilmiş ve bulgulara ilişkin güvenilirlik, doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Analiz sonucunda, adaların ada olmalarından kaynaklanan ortak sorunlara sahip oldukları, bunun yanında coğrafi ve kültürel farklılıkların ayrı sorun alanları oluşturduğu belirlenmiştir. Ortak sorunlar ‘ulaşım ve erişebilirlik’ teması etrafında toplanırken, Bozcaada’da ‘günübirlikçi turizm’, Gökçeada’da ise ‘planlama eksikliği’ farklılık olarak öne çıkmıştır. Bu çalışma, birinci yazarın ikinci yazar danışmanlığında hazırladığı doktoratezinden üretilmiştir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1549
- Jun 11, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Kürşad Sayın
Konaklama işletmelerinin varlıklarını sürdürebilmeleri oda doluluklarının sürekliliğine ve müşteridevamlılığının sağlanmasına bağlıdır. Bu durum ise etkili bir iletişim ile sağlanacak müşteri ilişkileri yönetimine(MİY)bağlıdır.Dünya genelindeki konaklama işletmelerinin çoğunluğu küçük konaklama işletmelerinden oluşmakta ve özellikle de pandemi (COVİD-19) sonrası küçük konaklama işletmelerine talephızlı bir şekilde artmaktadır.Konaklama işletmelerinde konuklarla iletişimin en yoğun gerçekleştiği departmanlardan birisi önbüro departmanıdır. Bu nedenle, yapılan çalışmanın amacı; küçük konaklama işletmelerinde önbüro yöneticilerininMİY’ne yönelik tutumlarının araştırılmasıdır. Çalışmada nicel araştırmalarda sıklıkla kullanılan anket tekniği uygulanmıştır. Toplamda 113 küçük konaklama işletmesinden bazılarının farklı nedenlerle anket yapmak istememeleri üzerine 93 küçük konaklama işletmesinin önbüro yöneticileri ile bire bir yüz yüze görüşülerek anket yaptırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik paketprogramı yardımıyla değerlendirilmiş, analizleresnasında betimleyici istatistikler ile t-testi ve ANOVAtestleri uygulanmıştır. Yapılan araştırmada küçük otellerin bir kısmında önbüro müdürü veya yetkilisi bulunmadığı bu görevin çoğunlukla otel müdürü, otel sahibi veya resepsiyonistler tarafından üstlenildiği,genel olarak küçük otellerde MİYuygulamaları için yeterli bütçe ayrılmadığı ve müşterilerle ilişkilerde teknolojiye yeterli önemin verilmediği sonuçlarına ulaşılmaktadır. Ayrıca araştırmada, katılımcıların müşteri ilişkilerine yönelik tutumlarının cinsiyet ve yaş durumlarına göre farklılık göstermediği, eğitim düzeyleri, yabancı dil bilme durumları, görevlerive turizm eğitimi alma durumlarına göre ise farklılık gösterdiği sonuçlarına da ulaşılmaktadır.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1546
- Jun 5, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Mustafa Eryaman
Bu çalışmada Niğde Alâeddin Cami’sinde tarafımızca tespiti yapılan iki usta kitabesi yanında daha önce okunan bir başka usta kitabesi tanıtılıp değerlendirilecektir 09.11.2024 tarihinde Niğde’ye gelen, yazar ve araştırmacı arkadaşlar ile birlikte şehir gezisi kapsamında Alâeddin Camisine de ziyarette bulunduk. Bu ziyaretimizde caminin hemen hemen her bölümünü detaylı şekilde incelememiz neticesinde, cami kubbelerinden ikisinde bazı yazıların olduğunu fark etmemiz üzerine Kubbe merkezlerindeki bu yazıların ne olabileceğine yönelik olarak çalışmalara başlanıldı. Bu çalışmalarımız neticesinde de bazı yeni mimar kitabelerine ulaşmıştır. Camide kaç usta kitabesi vardır? Var olan bu kitabelerde neden farklı mimar isimleri görülür? Ve neden mekânın farklı yerlerinde bulunurlar gibi birtakım sorulara da bu çalışmamızda yanıt aranmaktadır. Bu sayede de yeni bulgumuz olan iki usta kitabesi ile tekrardan okuması yapılan diğer usta kitabesi, tanımlarıyla birlikte literatüre kazandırılması hedeflenmektedir.