- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1585
- Sep 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Mehmet Erkan Soykan
Bu makalede Türk borsası (BIST100) ile Avrupa Bölgesi (MSCI Avrupa Endeksi) arasındaki aşırı risk durumunda nedenselliğin tahmini yapılmaktadır. Bu amaç ile Hongvd. (2009)’un geliştirmiş olduğu risk durumunda nedensellik testi gerçekleştirilmektedir. Hong vd. (2009)’un önermiş olduğu yöntemde iki piyasanın arasındaki aşırı riske ilişkin durumdaki nedensellik ilişkisine odaklanılmakta ve burada nedensellik ilişkileri Granger çerçevesinde ele alınmaktadır. Analizde kullanılan veri 31-05-2009 ile 15-09-2024 arasındadır. Burada aşırı risk durumu piyasalardaki gerçekleşmekte olan kaybın beklediğimiz kaybı aşan durum olarak ifade edilmektedir. Böylecebir piyasada yaşanan geçmiş aşırı riske ilişkin durum bilgisini kullanmak suretiyle diğer piyasada aşırı riske dair durumu daha başarılı öngörüp öngöremediğine odaklanılmaktadır. %10 risk seviyesinde Avrupa Bölgesi’nden BIST100’e doğru M=1 dışındaki tüm günler için aşırı risk durumunda nedensellik ilişkisi tespit edilmektedir. Fakat BIST100’den Avrupa Bölgesi’ne doğru ise herhangi bir nedensellik ilişkisi tüm gecikme değerleri için bulunamamaktadır. Buna göre, fiyat saptamada AvrupaBölgesi’nin daha etkin bir roloynadığı ifade edilebilir (Korkmaz vd., 2017: 743-751). Bağlantılı olduğu bulunan endeksler arasında, özellikle kriz zamanlarında, yaşanacak yayılımın negatif etkisini azaltacak yapısal önlemlerin tasarlanması konusunda elde edilen bulguların politika düzenleyicilere de yardımcı olacağına inanılmaktadır (Sezen ve Çevik, 2022: 2024).
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1587
- Sep 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Necdet Sıtkı Yakupçebi̇oğlu + 1 more
Kamu sektörünün mali yönetimiile mali disiplininin sağlanmasında mali tabloların; şeffaf, anlaşılır ve standartlara uygun bir şekilde sunulması gerekmektedir. Bu doğrultuda, Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları (IPSAS) esas alınarak hazırlanan Devlet Muhasebe Standartları (DMS), Türkiye’de5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile birlikteuygulamaya geçirilmişve bu süreçte söz konusu standartlar 2008 yılından itibaren aşamalı bir şekilde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. DMS-1 “Mali Tabloların Sunulması Standardı”, kamu idarelerinin mali durumlarını, performanslarını ve nakit akışlarını;uluslararası standartlarauygun, karşılaştırılabilir ve anlaşılır bir şekilde raporlama yapmayı benimsemektedir. Bu çerçevede DMS-1; mali durum tablosu(bilanço), mali performans tablosu(faaliyet sonuçları tablosu), net varlıklar/özkaynak değişim tablosu, nakit akış tablosu ve bütçe ile gerçekleşen tutarları göstererek karşılaştırmalarından oluşan mali tablo setine ilişkin esasları düzenlemektedir.Bu çalışma,DMS-1’in kamu idarelerindeki uygulamalarını görmek amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nıntemel mali tabloları referans alınarak hazırlanmıştır. Söz konusu tablolar ile bu tablolarda yer alan bilgi ve açıklamaların,kamu sektörünün mali yönetiminde,hem hesap verilebilirliğin hem de öngörülebilirliğin sağlanmasındaönemi büyüktür. Sonuç olarak DMS-1, sadecemali tabloların hazırlanması ve sunumu değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin ve güvenilir biçimde yönetilmesine yardımcı olabilecek stratejik bir araçolarak ifade edilebilir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1588
- Sep 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Quan Nguyen Van + 1 more
In the context of green consumption receiving increasing global attention, Vietnamese bamboo and rattan products still face difficulties in competing and building international brands. Although consumers have high environmental awareness, actual purchasing behavior is not commensuratewhichindicatesthe existence of a green gap. The objective of this study is to examine factors that drive perceived brand value, thereby enhancing the international competitiveness of Vietnamese bamboo and rattan brands. The researchused quantitative method through a survey of 408consumersand SmartPLS 4.The findingsshow positive impacts of product quality, level of design innovation, country of origin reputation on the mediating variable perceived brand value, and thereby positively impacts international brand competitiveness, however international distribution channel efficiency does not show a positive impact on perceived brand value.Therefore, Vietnamese bamboo and rattan enterprises need to improve product quality, innovate designs, and build national images associated with cultural identity. At the same time, cooperation with experts, state agencies and international partners is necessary to expand the market and take advantage of digital platforms, fairs, and cultural storytelling to help increase brand value.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1584
- Sep 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Cema Çevi̇k + 1 more
Bu çalışma Kırklareli ilinde görev yapan 678 kamu personelinin yangın farkındalık düzeylerini belirlemeyeyönelikolarakyapılmıştır. 678 gönüllü katılımcı ileanket yapılarakelde edilenveriler gerekli istatistiksel yöntemlerletablolar haline getirilmiştir. Yapılan bu çalışmasonucuna göre katılımcıların yangın farkındalık düzeylerinin istenen seviyede olmadığıve bu farkındalık düzeyi alt boyutlarıyla değerlendirilerekeksiklikler tespit edilmeye çalışılmıştır. Tespit edilen sonuçlaragöregerekli önerilerde bulunulmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmaylahem kamudaki kurumların ayrı ayrı hem detüm genelin değerlendirilmesine yönelik farkındalık düzeyinin artmasına önemli katkılar sağlayabileceği ileri sürülmektedir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1586
- Sep 30, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Beyhan Kilinçer + 1 more
This study aims to examine the relationships between senior executives’ knowledge and experience regarding various financial products, their basic financial literacy levels, andtheir operations managementsuccess within enterprises operating in the Adıyaman Organized Industrial Zone (OIZ). A total of 124 managers were reached during the research process, but full data could be collected from 65 managers due to limited participation. Since the data did not follow a normal distribution, non-parametric methods such as Spearman’s rho correlation and Kruskal-Wallis H tests were employed.The analysis results revealed a significant and positive relationship between executives’ basic financial literacy levels and their operations managementsuccess. This finding indicates that an increase in financial knowledge contributes to enhanced managerial performance. Furthermore, it was found that knowledge and experience levels in traditional financial products such as overdraft accounts and bank loans were significantly associated with both financial literacy and operational success. Similar positive relationships were also observed in contemporary financial products such as cryptocurrency, leasing, factoring, and property insurance.The findings underscore that financial knowledge accumulation is a critical factor in managerial decision-making, resource management, and business success.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1580
- Sep 12, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Dilara Bahtiyar
Yapay zeka, turizm literatüründe ve uygulamalarında oldukça büyük ilgi görmektedir. Bu çalışmanın amacı, yapay zeka ve turizmle ilgili olarak 1997-2025 yılları arasında yapılan araştırmaların yoğunlaştığı konular, coğrafya ve araştırmacılar belirlenerek yapay zeka ve turizmle ilgili literatüre bibliyometrik analiz katkısıyla yol gösterici olabilmektir. Veri kümesi, 12 Mart 2025 tarihinde, Web of Science veri tabanından çekilen 1997 ile 2025 yılları arasında yayınlanmış toplam 5111 çalışmadan oluşmaktadır. Verilerin analizinde VOSviewer 1.6.20 programından faydalanılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre; yapay zeka ve turizm konulu çalışmaların yıllara göre artış göstererek devam ettiği aynı şekilde çalışma atıflarının yükseldiği, en çok atıf ağında güçlü olan çalışma yazarının Yogesh K. Dwivedi (711 atıf) olduğu görülmüştür. Yapay zekave turizm üzerine en fazla katkı sağlayan ülke sıralaması Çin (1331 yayın),Amerika Birleşik Devletleri (494 yayın), Güney Kore (577 yayın) şeklindedir. En çok finansman sağlayan kuruluş Avrupa Birliğidir. Atıf bakımından öne çıkan üniversiteler; Washington State Üniversitesi (927 atıf), Hong Kong Polytech Üniversitesi (917 atıf),Johannesburg Üniversitesi (894 atıf) şeklindedir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1571
- Aug 6, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Hakan Saraç
Bu çalışma, Scopus veri tabanında 2005-2024 yılları arasında yayınlanan “social policy” anahtar kelimesiyle taranan18.645makaleyi bibliyometrikanaliz yöntemiyle incelemektedir. VOSviewer programı kullanılarakgerçekleştirilen analizlerdeküresel sosyal politika literatüründeki eğilimler, öne çıkan araştırma konuları ve gelecek araştırma yönelimleri sistematik olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, sosyal politika araştırmalarının 2008 ekonomik krizi ve COVID-19 pandemisi gibi küresel olaylara paralel olarak arttığını göstermektedir. Yayın ve atıf analizinde ABD, İngiltere ve Avusturalya önde gelen ülkeler olarak belirlenirken, University of Oxford, University of Amsterdam en üretken kurumlar olarak öne çıkmıştır. Anahtar kelime analizinde ise “sosyal politika”, “yoksulluk”, “refah devleti” ve “sosyal koruma” en sık kullanılan kelimeler olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, küresel ekonomik krizlerin vesosyal eşitsizliklerin alandaki araştırma gündemini şekillendirdiğini göstermektedir. Çalışma, sosyal politika literatürünü sistematik şekilde haritalandırarak alanda öne çıkan temaları ortaya koymaktadır. Özelliklegelişmekte olan ülkelerde, küresel krizler, demografik dönüşümler ve teknolojik gelişmelerin sosyal politikalara etkisi üzerinde derinlemesine çalışmalarınyapılmasınıönerilmektedir
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1573
- Aug 6, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Gökçe Sakarya + 1 more
Sosyal anksiyetebozukluğu (SAB), bireyin sosyal ortamlarda olumsuz değerlendirilme ya da küçük düşürülme korkusuyla yoğun kaygı yaşaması ve bu kaygının işlevselliği olumsuz etkilemesiyle karakterize edilen bir ruhsal bozukluktur. SAB; bilişsel, davranışsal, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkmakta ve bireyin yaşam kalitesi ile kişilerarası ilişkilerini ciddi düzeyde etkilemektedir. Bu çalışma bir derleme çalışmasıdır. Derleme çalışmaları, belirli bir konuya ilişkin literatürün sistematik ve eleştirel biçimde incelenmesini amaçlayan bilimsel araştırmalardır. Bu kapsamda, Google Akademik veri tabanından ulaşılan, Türkçe yayımlanmış tam metin çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın amacı, SAB yaşayan bireylerde bilişsel davranışçı terapinin (BDT) etkililiğini değerlendirmektir. Bulgular, genetik yatkınlık, travmatik yaşam olayları, olumsuz bilişsel örüntüler ve sosyal çevre gibi faktörlerin SAB gelişiminde rol oynadığını göstermektedir. Ayrıca hem bireysel hem grup formatında uygulanan BDT’nin sosyal kaygı semptomlarını azaltmada ve eşlik eden psikolojik sorunlarda olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, erken müdahale olanaklarının artırılması, bireyselleştirilmiş BDT programlarının geliştirilmesi ve grup terapilerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1572
- Aug 6, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Meliha Yaren Berktaş + 1 more
Türk mutfak kültüründe, pişirme becerileri ve özgün tekniklerin ifadesinde sıklıkla “anne eli” metaforuna başvurulmaktadır. Bu metafor, annelerin uzun yıllara dayanan deneyimlerini, tarif edilmesi güç lezzetler üretme yetkinliğini ve mutfaktaki ustalığını temsil etmektedir. Aynı malzemeler ve tarifler kullanılsa dahi, annelerin hazırladığı yemeklerdeki özgün tat ve dokunun yakalanamaması, bu metaforun temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, “anne eli” yalnızca bir yemek yapma tarzını değil, aynı zamanda bir aşçının ya da şefin el becerisini, ustalığını ve mesleki birikimini simgelemektedir. Söz konusu metafor, açıkça ifade edilemeyen ve yazılı bilgiyle kolayca aktarılması mümkün olmayan örtülü bilginin bir yansımasıdır. Örtülü bilgi, özellikle gastronomi alanında belirleyici bir öneme sahiptir. Açık bilgi; yazılı tarifler, yemek kitapları ya da öğretim materyalleri aracılığıyla paylaşılabilirken, örtülü bilgi doğrudan deneyime, duyusal algıya ve uygulamalıbilgiye dayanır. Mutfak sanatlarında, bir tarifi özgün bir lezzete ve ayırt edici bir dokuya dönüştüren temel unsur, tekniklerin, zamanlamanın ve malzeme kullanımının ustalıkla bir araya getirilmesidir. Bu bağlamda gerek geleneksel ev mutfaklarında gerekse profesyonel mutfaklarda, örtülü bilginin kazanımı çoğunlukla uygulama, gözlem ve deneme-yanılma süreçleriyle gerçekleşmektedir. Tıpkı annelerin yıllar süren deneyimleriyle edindikleri sezgisel bilgi gibi, profesyonel şefler de bu bilgiye zaman içinde, pratik yaparak ve duyusal farkındalık geliştirerek ulaşmaktadır. Dolayısıyla “anne eli” metaforu, yalnızca kültürel bir ifade değil, aynı zamanda gastronomide örtülü bilginin somut bir temsilidir. Bu çalışma da örtülü bilginin temel özelliklerini ve gastronomideki kilit rolünü araştırmaktadır. Genellikle kültürel mirasın bir parçası olarak kabul edilen geleneksel mutfak uygulamalarının büyük ölçüde bu bilgi biçimine dayandığı vurgulanmaktadır. Usta-çırak ilişkilerinin merceğinden bakıldığında, bu araştırma, örtülü mutfak bilgisinin başarılı bir şekilde aktarılması için uygulamalı öğrenmenin ve rehberliğin önemini vurgulamaktadır. Bu ilişkileri teşvik ederek ve uygulamaya dayalı mutfak atölyeleri oluşturarak gelecek nesiller, zengin gastronomi geleneğini sürdürme ve yenilik yapma konusunda güçlendirilebilir.
- Research Article
- 10.26677/tr1010.2025.1570
- Aug 6, 2025
- Turk Turizm Arastirmalari Dergisi
- Ali Kemal Terzi
Bu çalışmada, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) uygulamaları farklı refah rejimi modelleri çerçevesinde ele alınmıştır. Esping-Andersen’in refah rejimi sınıflandırmasına dayalı olarak BES sistemleri liberal, muhafazakâr ve sosyal demokrat modeller üzerindenincelenmiştir. Liberal BES sistemlerinde devlet katkısının düşük olduğu ve bireysel sorumluluğun ön planda olduğu, muhafazakâr BES sistemlerinde işveren katkısının ve devletin düzenleyici rolünün önemli olduğu, sosyal demokrat BES sistemlerinde ise devletin yüksek katkı sağladığı ve getirilerin devlet güvencesinde olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, farklı BES sistemlerinin getiri politikaları, katılım modeli ve devlet katkısı düzeylerine göre ülkeler arasında farklılık gösterdiği ortaya konmuştur. Ayrıca, BES sistemlerinin etkinliği ve sürdürülebilirliği üzerinde devlet katkısı, işveren rolü ve piyasa koşullarının belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgular, ülkelerin ekonomik ve sosyal yapılarına göre BES sistemlerinin tasarımında ve uygulanmasında dikkate alınması gereken unsurları ortaya koymaktadır