- Research Article
- 10.2339/politeknik.1010236
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Bedirhan Sarımehmet + 2 more
Pandemiden etkilenen piyasalardan biri de otomobil piyasası olmuştur. Üretim aksaklıkları ve talebin beklenenden fazla artışı otomobillerin piyasa değerini artırmıştır. Dolayısıyla otomobil seçim problemi daha zor ve önemli bir karar problemi haline gelmiştir. Bu sebeple böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmada kişiye özel otomobil seçim problemi ele alınmıştır. Bu karar problemi; fiyat, performans, yakıt tüketimi, değişen - boyalı parça sayısı gibi kriterler ve kaynak kısıtları dahilinde, kişiye en uygun alternatif aracın belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. İstenilen sayıda otomobili, kişiye özel kriter ağırlıklarına göre puanlayan ve kişiye en uygun olanı bulan web tabanlı bir karar destek sistemi geliştirilmiştir. Programın algoritmik yapısında TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemi tercih edilmiş olup, yazılım kısmında Python, HTML, CSS kullanılmıştır. Geliştirilen karar destek sistemi sayesinde kullanıcılar, kaynaklarını en verimli şekilde kullanıp kendilerine en uygun aracı bulabileceklerdir. Geliştirilen karar destek sistemi, tercih kriterleri doğrultusunda alternatifleri arasından en uygun aracı belirlemeleri konusunda kullanıcılara yardımcı olmaktadır.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1627566
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Furkan Fahri Altıntaş
The development of new methods within the scope of Multi-Criteria Decision Making (MCDM) provides decision-makers with alternative solution approaches in various scenarios, enabling more flexible and effective decision-making processes. This study aims to demonstrate the applicability of a newly proposed method based on cosine Similarty (Cosine Similarty Approach) for evaluating the performance of alternatives in selection problems. The proposed method was tested using the criterion values of seven selected countries from the Global Innovation Index-2024, and the necessary measurements were conducted accordingly. A review of the literature revealed that no prior studies have been conducted based on cosine Similarty, establishing the originality of this research. The findings indicate that the proposed method is ideal in terms of sensitivity analysis, reliable and consistent in comparative analysis, and robust and stable in simulation analysis. In this context, the proposed method is concluded to be a practical and applicable tool for decision-makers in solving selection problems.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1655878
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Özgü Yörük + 2 more
This study investigates the electrolysis of formic acid for hydrogen production, focusing on the effects of various parameters and materials. In the first phase, experiments were conducted using a single-compartment electrolysis cell with Pd/Pt electrodes at 20°C. The effect of formic acid concentration, electrolytes, and electrode materials on current density was analyzed. The highest current density (5.18 mA/cm² at 1 V) was achieved with H₂SO₄ as an electrolyte. The Zn/Zn electrode pair significantly outperformed Pd/Pt, yielding four times higher current density. In the second phase, electrolysis conditions for hydrogen production at low voltage (2 V) and temperature (50°C) were optimized. Pure hydrogen was obtained at the cathode, confirming the successful hydrogen production under these conditions. Faradic efficiency reached 92% at 2 V, with a high hydrogen production rate. The use of cost-effective Zn electrode, along with mild electrolysis conditions, enhances the practicality and sustainability of the process. These findings highlight that formic acid electrolysis is a promising and efficient method for pure hydrogen production, offering an economical and sustainable alternative for hydrogen generation.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1641044
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Berna Yüksel + 3 more
Nadir toprak elementleri (NTE); yenilenebilir enerji, havacılık sanayi, elektronik, savunma sanayi ve daha birçok ileri teknoloji alanının en önemli hammaddelerini oluşturmaktadır. Termik santrallerde kömürün yanmasıyla büyük miktarlarda açığa çıkan yan ürünler önemli miktarda NTE içermektedir. Bu nedenle metallerin ve NTE’lerin geri kazanımına yönelik sürdürülebilir geri dönüşüm teknolojilerinin geliştirilmesi önerilmektedir. Bu teknolojiler geliştirilirken NTE’lerin analitik kimyasal yöntemlerle doğru ve kesin analiz sonuçlarına her aşamada ihtiyaç duyulmaktadır. Dünya çapında tutarlı bir ölçüm sisteminin geliştirilmesi ve sürdürülmesi için referans malzeme (RM) kullanımı anahtar bir faaliyettir. RM’ler, ölçüm proseslerinde kalibrasyon, metot validasyonu ve sistem yeterliliğinin gösterilmesi gibi çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır. RM üretim süreci, en önemli adımları Temsiliyet, Homojenlik ve Kararlılık çalışmalarının güvence altına alınması olmak üzere birden fazla önemli adımı içeren ve her bir farklı matriks için farklı algoritmalarla tasarlanması gereken bir süreçtir. RM üretim faaliyetleri yürütülürken temsili örnekleme ve homojenliğin süreç üzerinde özel bir öneme sahip olduğu tespit edilmiş olup bu çalışmada bahse konu aşamaların öneminin gösterilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca uçucu kül numunelerinin temsili olarak farklı günlerde örneklenmesinin ve iki farklı çözme yöntemi kullanılarak çözeltiye alınmasının etkileri incelenmiştir. Örneklenen uçucu kömür külü içinde bulunan NTE’lerin 3 asit çözme yöntemiyle daha verimli olarak çözeltiye alınabildiği gözlemlenmiştir. Temsili örnekleme sırasında belirlenen 10 farklı günde biriktirme yöntemiyle örnekleme yapılmasının doğru bir yaklaşım olduğu, ilgili örneklerin NTE analiz sonuçlarının atık içeriklerinde günlere göre yadsınamayacak değişiklikler gösterdiği ve sabit olmadığı görülmüştür.
- Research Article
1
- 10.2339/politeknik.1726887
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Orçun Biçer + 2 more
Single dof lumped model is frequently utilized due to its simlicity, when studying bending vibration of cantilever beam with a tip mass. For this purpose, an equivalent single dof model is obtained with some assumptions. These assumptions effect the accuracy of the result. This study proposes a new formulation of proportion parameter η which is defined as a function of ratio of the tip mass to the beam mass and used to obtain the value of the first natural frequency. Depending on proposed formula, calculation of the first natural frequency with respect to the mass ratio was simplified and the results were improved. The new formulation of the proportion parameter was applied to the reference model studied in literature to verify its effectiveness. After it is verified, three complex new cases were considered and the corresponding equivalent spring constant and natural frequency parameter were obtained. Lastly, the first non-dimensional natural frequencies were obtained for three different tapered cases with and without tip mass consisting of only height taper, only width taper and double taper. One can see that the results are close to theoretical frequencies presented in the literature.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1569099
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Özgür Çetin + 1 more
Geleneksel krank-biyel mekanizmaları, basitliği ve montaj kolaylığından dolayı tercih edilse de, ikincil hareket nedeniyle pistonun istenmeyen hareketlere maruz kalması; sistemde gürültü, titreşim, gaz kaçağı, sürtünme ve aşınma gibi olumsuzluklara neden olmaktadır. Bu çalışmada geleneksel krank-biyel mekanizmasında tespit edilen mekanik olumsuzlukları en aza indirmek amacıyla yeni bir tasarıma ve bu tasarımın geleneksel mekanizma ile karşılaştırmalı analizlerine yer verilmiştir. Hesaplamalar ve analizlerde ağır vasıta araçlarda yaygın olarak kullanılan geleneksel krank-biyel mekanizmasına sahip iki kademeli bir fren hava kompresörü modelinden faydalanılmıştır. Yeni tasarımda, daha kısa biyel kolu, piston pimi ile bütünleşik bir rod ve yanal sürtünmeyi azaltan, bloğa sabitlenmiş lineer yatak yer almaktadır. Yapılan hesaplamalar ile mekanizmalar piston konum, hız, ivme ve piston yanal kuvvetleri bakımından karşılaştırılmış ve FEA modelleri ile doğrulanmıştır. Yeni mekanizmada daha düşük biyel/krank oranından dolayı artan biyel açısının etkisiyle piston-silindir arayüzeyindeki yaslanma kuvvetinin arttığı fakat lineer yatağın düşük sürtünme katsayısı nedeniyle sürtünme kuvvetinin geleneksel sisteme göre yaklaşık %92 oranında azaldığı belirlenmiştir.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1620331
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Simge Gençalp İrizalp + 2 more
Son yıllarda nadir toprak elementlerinin döküm sonrası mikroyapılar ve alüminyum alaşımlarının mekanik özelliklerine olan etkisi büyük ilgi çekmiştir. Ancak bugüne kadar nadir bulunan toprak elementi olan lantanın (La) mikroalaşım seviyesinde ilavesiyle geri dönüştürülmüş-ikincil A356 alaşımının katılaşması üzerindeki etkisi ve korozyon özelliklerine etkisi hakkında bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada %0.1’ in altındaki La ilavesi Ti ve Zr ile birlikte yapılmış, böylece pahalı olan nadir toprak elementinin eser seviyelerde ilavesinin etkileri de raporlanmıştır. Çalışma kapsamında mikroalaşım elementi La, Ti ve Zr’ un neden olduğu α-Al tane incelmesi, ötektik faz modifikasyonu, korozyon performansı ve mekanik özelliklerdeki meydana gelen değişiklikler araştırılmıştır. La ilavesinin düşük seviyelerde bile, ötektik faz için etkili heterojen çekirdeklenme koşullarını bozabileceği ve ötektiği inceltebileceği gösterilmiştir. Ağırlıkça %0.05 La ilavesinin yanında %0.2 Ti eklenmesi ile ideal α-Al tane inceltmesi, ötektik faz modifikasyonu ve alaşımların mekanik özellik iyileşmesinin sağlanması için yeterli olduğu bulunmuştur. Bunun yanında, çalışmadaki La ile mikroalaşımlandırılan tüm ikincil A356 alaşımlarında korozyon özellikleri gerilemiştir. Korozyon daldırma testleri sonucunda, mikroyapılar kaba hücresel yapıdan ince hücresel yapıya dönüşmüş olsalar bile farklı çözünürlükler ve difüzyon özellikleri, alüminyum matriste heterojen bölgeler yaratarak korozyon dayanımını düşürdüğü sonucuna varılmıştır.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1654887
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Maral A Mustafa + 2 more
The worldwide epidemic brought on by COVID-19 has substantially hurt people’s health. To discover and treat ill people, given the significant usage of efficient screening and diagnostic methods, as well as a crucial way to this deadly illness. One strategy that might be used to help with COVID-19 early diagnosis is to make use of X-ray pictures of individuals’ chests. Different Computer Aided Diagnosis (CAD) methods have been created to aid doctors in doing this work by providing them more extra information and suggestions. This investigation uses pictures of chest X-rays taken to create a CAD method for COVID-19 illness. Convolutional Neural Network (CNN), Resnet50, Xception, Densnet, Mobilenet, VGG16, Resnet152v2, and Inceptionv3 will use in the investigation to examine the pictures and remark on automatic detection and categorization of COVID-19 cases. The effectiveness of each method will be examined on a big collection of chest X-ray pictures to identify its accuracy and reliability in detecting COVID-19 cases. The result of this investigation could be used to design an effective and reliable tool for COVID-19 diagnosis and evaluation.
- Research Article
- 10.2339/politeknik.1614645
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Fatma Gizem Çelik + 3 more
Bu çalışma, verniklenmiş ahşap lavabo ve küvetlerde uzun ve kısa süreli yaşlandırma işleminin verniklerin yüzeye yapışma ve sertlik değerine etkilerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Bu maksatla sapsız meşe ve irokodan hazırlanan deney örnek yüzeylerine epoksi uygulama sonrası üzerine ASTM D 3023’e göre selülozik ve akrilik vernik atılmıştır. Hazırlanan sapsız meşe (Quercus petraea Liebl.) ve iroko (Chlorophora excelsa) örnekleri UVB - 313 lambalarına sahip cihazda 252 ve 504 saat, yapay yaşlandırmaya tabi tutulmuştur. Yaşlandırma sonrası test örneklerinde ASTM D 4366 – 95’e göre vernik yüzey sertliği ve TS EN ISO 4624 standardı esaslarına göre yapışma değeri belirlenmiştir. Sonuç olarak; yüzey sertlik değeri, malzeme çeşidi bakımından en yüksek, meşe (40,31), selülozik vernik (41,03) ve uzun sürede (54,50), en düşük, iroko (33,94), akrilik vernik (33,22), kısa sürede (38,04) bulunmuştur. Çoklu etkileşimde en yüksek meşe + selülozik vernik + uzun süre (63,67), en düşük iroko + akrilik vernik + kısa sürede (27,67) çıkmıştır. Yüzey yapışma değeri(Newton) malzeme çeşidi bakımından en yüksek meşe (370,47 N), selülozik vernik (360,36 N), kısa sürede (340,29 N), en düşük iroko (310,28 N), akrilik vernik (320,39 N), uzun sürede (310,88 N) elde edilmiştir. Çoklu etkileşimde, yüzeye yapışma değeri, en yüksek meşe + akrilik vernik + kısa süre (460,67 N), en düşük iroko + akrilik vernik + uzun sürede (160,17 N) tespit edilmiştir. Küvet ve lavaboda ahşap kullanılması halinde su ve neme karşı dayanımını artırmak için bazı işlemlerden geçirilmesi gereklidir. Araştırmada elde edilen bu değerlerin, ahşap lavabo ve küvet yapımında göz önünde bulundurulması, ürünlerin kullanım ömürleri bakımından avantaj sağlayabilir.
- Research Article
1
- 10.2339/politeknik.1659840
- Dec 4, 2025
- Politeknik Dergisi
- Seda Hatipoğlu + 2 more
The increasing demand for air travel has intensified competition, necessitating continuous innovation and development in service quality. However, passengers often attribute service quality directly to airlines, unaware of the role of ground handling service companies. This study investigates the impact of ground handling services on overall service quality in the aviation sector, with a particular emphasis on Turkish Airlines' domestic flights in Türkiye. Using the SERVQUAL model, the study measures the gap between passengers' expectations and their perceptions of both airline and ground handling services. The analysis reveals that ground handling services play a critical role in shaping passengers' overall service perceptions. The findings indicate that while ground handling services negatively affect the 'Responsiveness' dimension, they enhance the 'Empathy' dimension. A quadrant chart was developed to analyze perceived and expected service quality scores. Four ground service aspects identified for improvement include timely and intact luggage delivery, staff engagement in problem-solving, short baggage delivery times at arrival airports, and personalized attention during check-in, boarding, connection assistance, and baggage claim.