Year Year arrow
arrow-active-down-0
Publisher Publisher arrow
arrow-active-down-1
Journal
1
Journal arrow
arrow-active-down-2
Institution Institution arrow
arrow-active-down-3
Institution Country Institution Country arrow
arrow-active-down-4
Publication Type Publication Type arrow
arrow-active-down-5
Field Of Study Field Of Study arrow
arrow-active-down-6
Topics Topics arrow
arrow-active-down-7
Open Access Open Access arrow
arrow-active-down-8
Language Language arrow
arrow-active-down-9
Filter Icon Filter 1
Year Year arrow
arrow-active-down-0
Publisher Publisher arrow
arrow-active-down-1
Journal
1
Journal arrow
arrow-active-down-2
Institution Institution arrow
arrow-active-down-3
Institution Country Institution Country arrow
arrow-active-down-4
Publication Type Publication Type arrow
arrow-active-down-5
Field Of Study Field Of Study arrow
arrow-active-down-6
Topics Topics arrow
arrow-active-down-7
Open Access Open Access arrow
arrow-active-down-8
Language Language arrow
arrow-active-down-9
Filter Icon Filter 1
Export
Sort by: Relevance
  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1693376
Karaca-Kırıcı Dinî Adanmışlık Ölçeği
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Faruk Karaca + 1 more

Dindarlık, dinî açıdan bağlılık ifade eden eylemlerle başlayan ve ömür boyu devam eden bir süreçtir. Dindarlık sürecinin gelişim serüveninde bireysel farklılıklar önemli birer faktör olduğu gibi dine atfedilen önem ve değerin düzeyi, yaşamda dinin müdahalesi için açılan alanın genişliği, inanç-eylem bütünlüğünün derecesi gibi etkenler de belirleyici unsurlardır. Bu bağlamda dinî adanmışlık, dindarın yaşamını din ekseninde şekillendirmesi, dini için yaşaması, dinî inancı adına her türlü fedakârlık ve diğerkâmlığı göze almasıdır. Bu araştırmada dinî adanmışlığın ne olduğu ve boyutlarının neler olduğu tespit edilmeye çalışılmış ve bu doğrultuda dinî adanmışlığı ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde 30 maddelik bir soru havuzu oluşturularak uzman görüşü alınmıştır. 30 kişilik bir popülasyona uygulanan taslak formun anlaşılma güçlüğü olan ifadeleri yeniden düzenlenmiştir. Demografik değişkenlerle ilgili soruların eklenmesiyle son şeklini alan ölçek, öznel dindarlık algısı ve asgari dinî olgunluk yaşı referans alınarak kendilerini ‘’dindar’’ ve ‘’çok dindar’’ olarak niteleyen 40 yaş ve üzeri kişilerle gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğini tespit etmek amacıyla 250 katılımcıyla açımlayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş, bu analiz sonucunda 17 maddeden oluşan üç boyutlu bir yapı elde edilmiştir. Boyutlar sırasıyla ‘’dinî bilinç’’, ‘’aksiyon-fedakârlık’’ ve ‘’dinî fanatizm’’ şeklinde isimlendirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda oluşan yapıyı doğrulamak amacıyla 350 katılımcılık farklı bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere uygulanan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarının ölçeğin üç faktörlü yapısını büyük ölçüde desteklediği görülmüştür. Ölçeğin güvenirliğini gösteren Cronbach alpha katsayısı α=.84 olarak hesaplanmıştır. Ölçekle ilgili üretilen psikometrik veriler bütüncül değerlendirildiğinde ‘’dinî adanmışlığı’’ ölçmek için geliştirilen bu ölçeğin yeterli düzeyde geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1688417
Dinsel Yönelim ile Aile Yaşamı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları İlişkisi: Avustralyalı Müslüman-Türk Diasporası Üzerine Bir Saha Çalışması
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Mustafa Koç

Bu makale, Avustralya’da yaşayan Müslüman-Türk göçmen bireylerin sahip oldukları dinsel yönelim biçimlerinin aile yaşamı ve çocuk yetiştirme tutumları üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle iç-güdümlü ve dış-güdümlü dinsel yönelimlerin, aşırı koruyucu annelik, demokratik davranma ve eşitlik tanıma, ev kadınlığı rolünü reddetme, aile içi çatışma ve sıkı disiplin gibi ailesel tutum alt boyutlarıyla ilişkilerini betimleyici ve karşılaştırmalı nicel analizlerle değerlendirmek, çalışmanın temel hedefini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2025 yılında Avustralya’da yürütülen alan araştırmasında yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey, medeni durum, eğitim düzeyi, meslek türü ve diasporik yaşam süresi bakımından çeşitlilik gösteren Müslüman-Türk göçmen örnekleminden (n= 569) elde edilen ampirik veriler kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak “Kişisel Bilgi Formu” ve “Her Yaş İçin Uygun Dinsel Eğilim Ölçeği” ile birlikte aile yaşamı ve çocuk yetiştirme tutumlarını ölçen “Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumları Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler, SPSS 26.0 programıyla analiz edilerek korelasyon analizi ve bağımsız örneklem t-testi tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın temel hipotezi olan "iç-güdümlü dinsel yönelim ile daha olumlu aile yaşamı ve çocuk yetiştirme tutumları arasında pozitif yönde; dış-güdümlü dinsel yönelim ile daha olumsuz aile yaşamı ve çocuk yetiştirme tutumları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmaktadır" varsayımı istatistiksel olarak doğrulanmıştır. Nicel bulgular, iç-güdümlü dinsel yönelime sahip göçmen bireylerin aşırı koruyucu annelik ve demokratik tutum boyutlarında daha yüksek puanlara, aile içi çatışma ve sıkı disiplin boyutlarında ise daha düşük puanlara sahip olduklarını ortaya koymuştur. Buna karşılık, dış-güdümlü dinsel yönelim biçiminin daha geleneksel, çatışmacı ve otoriter ailesel tutum eğilimleriyle ilişkili olduğu belirlenmiştir.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1690538
Burada Bir Argüman Var: Argüman Göstergesi Olarak Kullanılan İfadeler
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Mehmet Özturan

Bu çalışma, Osmanlı mantık geleneğinin geç dönem temsilcilerinden Hamdizâde Mehmed Râgıb Efendi’nin Esʾile-i Mîzâni’l-ʿUdûl ve Ecvibe-i Mikyâsi’l-ʿUkûl adlı eserinin son bölümü olan "hâtime" kısmını konu edinmektedir. Söz konusu bölüm, klasik mantık literatüründe genellikle ayrıntılı bir biçimide ele alınmayan bir meseleye, yani argümana işaret eden ifadeler (argumentative indicators) meselesine odaklanması bakımından dikkat çekici ve istisnai bir nitelik taşımaktadır. Bu tür ifadeler, bir metin ya da söylemde bir görüşün öne sürüldüğünü veya gerekçelendirildiğini gösteren dilsel unsurlar olarak tanımlanır. Örneğin “çünkü”, “bu nedenle”, “dolayısıyla” gibi ifadeler, bağlama göre, bir iddianın ileri sürüldüğüne ya da o iddiaya gerekçe sunulduğuna işaret eder. Modern argüman teorisinde bu tür işaretçiler, yalnızca pedagojik amaçlarla değil, aynı zamanda argümanların yapısal çözümlemesinde temel araçlar olarak ele alınmakta ve eleştirel düşünme kitaplarında sistematik biçimde incelenmektedir. Ancak bu konunun İslam mantık geleneğinde nasıl ele alındığına dair kapsamlı bir tartışma henüz şekillenmemiştir. Hamdizâde’nin “hâtime”si, bu boşluğu doldurabilecek nitelikte bir liste sunmakta; argümana işaret eden edat ve ifadeleri sistematik biçimde derlemekte ve kısmen örneklemektedir. Bu çalışma, söz konusu ifadeleri mantıksal ve dilbilimsel bir bakış açısıyla incelemekte; özellikle Arapça’da sık kullanılan “inne” ve “fa” gibi edatların argüman oluşturucu işlevlerini analiz etmekte, bu edatların mantıksal çıkarımın işaretçisi olduğu gösterilmektedir. Sonuç olarak, Esʾile’nin “hâtime” bölümü, Osmanlı mantık geleneği içinde nadiren rastlanan bir biçimde, metin çözümlemeye katkı sağlayabilecek argümantatif ifadelerin izini sürmektedir.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1691714
İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Yaşam Becerileri ile Akademik Öz Yeterlik Algıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Recep Uçar + 1 more

İlahiyat fakültesi öğrencilerinin empati, karar verme ve öz farkındalık gibi becerilere sahip olması, mesleki kimliklerinin ayrılmaz bir parçası olmak durumundadır. Öğretmen adaylarının sahip oldukları yaşam becerilerinin ve bu becerilerin akademik öz yeterliklerine olan etkisinin araştırılması, söz konusu değişkenlerin düzeyinin tespit edilerek aralarındaki ilişkinin görülmesi hem onların yaşama dair kişisel algılarının geliştirilmesi hem de akademik başarılarının artırılması açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma ile ilahiyat fakültesi öğrencilerinin yaşam becerileri düzeylerinin belirlenmesi ve bu beceriler ile akademik öz yeterlik algıları arasındaki ilişkinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Araştırma karma yöntemin açıklayıcı deseni ile tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki örneklem grubunu, 2023-2024 öğretim yılında İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerden tabaka örneklem modeli ile seçilen 1010 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyundaki çalışma grubunda ise aynı yöntemi ile seçilen 10 öğrenci oluşturmaktadır Elde edilen nicel veriler, SPSS 26 istatistik programı ile analiz edilirken nitel veriler ise MAXQDA nitel veri analiz programı ile çözümlenmiştir. Bu araştırmada ilahiyat fakültesi öğrencilerin yaşam becerileri algısının yüksek düzeyde, akademik öz yeterlik algılarının ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin yaşam becerileri ile akademik öz yeterlik algıları arasında cinsiyet ile ailenin aylık gelir durumu değişkenleri açısından anlamlı farklar olduğu ve ayrıca öğrencilerin yaşam becerileri ile akademik öz yeterlik algıları arasında negatif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak ele alınan iki değişken arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki beklenirken aksine, öğrencilerin yaşam becerileri algıları artarken akademik öz yeterlik algılarının düştüğü görülmüştür.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1688349
Kıraat Farklılıklarının Fıkhî Hükümlere Etkisi Bağlamında Muhkem ve Müteşâbih: Cessâs Örneği
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Resul Akcan

Fıkhî hükümlerin istinbatında kıraat farklılıklarının kaynak değeri, çerçevesi ve sınırları net olarak belirlenmemiş olsa da söz konusu farklılıklar fakihlerin hüküm istinbatında önemli bir referans kaynağı olmuş ve İslâm hukukuna katkı sunmuştur. Hicrî IV. asrın önemli müfessir ve Hanefî fakihlerinden biri olan Cessâs da fıkhî bir meseleye dair kanaat ortaya koyarken kıraatlerden istifade etmiştir. Bu çalışmada, kıraat ilminin fıkıh disipliniyle olan ilişkisi, fıkıh usulü terminolojisinde önemli bir yere sahip olan muhkem-müteşâbih kavramları çerçevesinde ve Cessâs özelinde analiz edilmiştir. Bu bağlamda onun Ahkâmü’l-Kur’ân’ı esas alınmış bazen de el-Fusûl fi’l-usûl isimli eserinden nakilde bulunulmuş böylelikle Cessâs’ın kıraatlerle ihticac yöntemi tespit edilmeye çalışılmıştır. Kıraat farklılıklarının İslâm hukukuna etkisi/katkısı bağlamında birtakım çalışmalar yapılmış olmakla birlikte bu meselenin muhkem-müteşâbih özelinde ele alınması tarafımızca bir ihtiyaç olarak değerlendirilmiş ve konuya ilişkin farklı bir perspektif sunması hedeflenmiştir. Söz konusu sâikle yapılmış olan bu çalışmada, ahkâma taalluk eden kıraat vecihlerinden bazıları, muhkem-müteşâbih kavramlarıyla ilişkili olduğu kadarıyla tahlil edilerek Cessâs özelinde ele alınmış, en nihayetinden onun fikirlerinin orijinal yönlerinin tespitine çalışılmıştır. Çalışmanın ana teması kıraat-fıkıh ilişkisi olmakla birlikte bu yönüyle değerlendirildiğinde spesifik bir görünüm arz etmektedir. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda Cessâs’ın söz konusu kavramları kıraat vecihleriyle ilişkilendirerek özgün yaklaşımlar ortaya koyduğu görülmüştür. En genel anlamıyla ifade edilecek olursa Cessâs, fıkhî hükme etki eden kıraatleri muhkem ve müteşâbih şeklinde kategorik bir ayrıma tâbi tutmuş, müteşâbih olarak nitelendirdiği kıraatleri, muhkem kıraate hamletmek ve muhkemle çelişmeyecek şekilde te’vil etmek suretiyle bir metodoloji geliştirmiş, en nihayetinde lafzın delalet ettiği anlam çeşitliliğini göz önünde bulundurarak her bir kıraatin farklı fıkhî faydalar ihtiva ettiğini savunmuştur.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1688406
Ortaokul Öğrencileri İçin Ahlaki Beceriler Envanterinin Geliştirilmesi: Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Hasan Meydan + 4 more

Ahlaki beceriler, bireyin etik kararlar alabilmesi ve davranışlar sergileyebilmesi için gereken bilişsel, duyuşsal ve sosyal-davranışsal yeterlilikleri ifade etmektedir. Çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin ahlaki becerilerini ölçmeye yönelik geçerli ve güvenilir bir envanter geliştirmektir. Bu amaçla, Bilişsel Ahlaki Beceriler, Duygusal Ahlaki Beceriler ve Sosyal-Davranışsal Ahlaki Beceriler olmak üzere üç ölçekten oluşan bir envanter geliştirilmiştir. Geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları kapsamında madde analizi, açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) uygulanmıştır. AFA İstanbul ve Sakarya’daki ortaokullarda öğrenim gören 566 öğrenciden, DFA ise 730 öğrenciden toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. AFA sonucunda Bilişsel Ahlaki Beceriler Ölçeği 18 madde ve 4 boyut (Ahlaki Okuryazarlık, Yansıtıcı ve Öngörülü Düşünme, Problem Çözme, Perspektif Alma), Duygusal Ahlaki Beceriler Ölçeği 15 madde ve 4 boyut (İç Gözlem ve Özdenetim, Empati, Öz-farkındalık, İçgörü), Sosyal-Davranışsal Ahlaki Beceriler Ölçeği ise 15 madde ve 3 boyuttan (Ahlaki İletişim ve İlişki, Ahlaki Girişimcilik ve Organizasyon, Ahlaki İfade Becerisi) oluşmuştur. AFA Sonucunda Bilişsel Ahlaki Beceriler ölçeğinin Cronbach Alfa (CA) değeri ,877, açıklanan toplam varyans %51,21; Duyuşsal Ahlaki Beceriler Ölçeğinin CA değeri ,883 açıkladığı varyans %61,929; Sosyal-davranışsal Ahlaki Beceriler Ölçeğinin CA değeri ,870, açıkladığı toplam varyans ise %54,256 olarak gerçekleşmiştir. DFA sonuçları, ölçeklerin yapısal geçerliliğini doğrulamıştır. Bulgular Ahlaki Beceriler Envanterinin ortaokul öğrencilerinin ahlaki becerilerini ölçmede geçerli ve güvenilir bir araç olduğu göstermektedir. Envanter, değer eğitimi süreçlerinin verimliliğinin değerlendirilmesi ve ahlaki gelişimin tüm yönleriyle ölçülmesi amacıyla kullanılabilir. Ölçeklerin kuramsal çerçevesinde MEB’in beceri ve değerler ile ilgili ortak/temel metinleri esas alındığından, herhangi bir ders bağlamında veya genel anlamda ortaokul öğrencilerinde ahlaki gelişime yönelik becerilerin durumunu belirlemek için kullanımı değerlendirilmektedir.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1690475
Katılım Bankacılığının Boyutları Üzerine Bir Din Sosyolojisi Araştırması
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Hakkı Karaşahin + 1 more

Bu araştırmanın amacı, katılım bankacılığının imaj, din, tercih ve ekonomi boyutlarına yönelik tutumların din sosyolojisi perspektifinden analiz edilmesidir. Din sosyolojisi geleneğinin din ve ekonomi ilişkisine yönelik teori ve uygulamaya dayalı mirası, bu araştırmaya duyulan ilginin ve gereksinimin temel belirleyicisidir. Zira, din sosyolojisi bir disiplin olarak tesis edildiğinden itibaren, din ve ekonomi kurumlarının karşılıklı ilişkisini hem kurumsal hem de bireysel ölçekte temel araştırma problemi ve nesnelerinden biri olarak kurmuştur. Bu araştırmada, söz konusu geleneğe bağlı olarak katılım bankacılığına ilişkin tutumlar temel problem alanı olarak belirlenmiştir. Araştırmada veriler, anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Çalışmanın örneklemini İzmir’de katılım bankacılığı müşterisi olan 321 kişi oluşturmaktadır. Örneklem üzerine imaj, din, ekonomi ve tercih boyutlarından oluşan katılım bankacılığı ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların, katılım bankacılığının boyutlarına ilişkin tutumları, frekans dağılımı ve aritmetik puan ortalama testleriyle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, katılım bankacılığına yönelik tutumların kendi içerisinde bir dizi zıtlığı barındırdığını ortaya koymuştur. Katılımcıların hemen hemen yarısından fazlası katılım bankacılığına yönelik olumlu tutum düzeyinde olsa da azımsanamayacak düzeyde olumsuz tutumlar da kendisini göstermektedir. Konvansiyonel bankacılılık ve faize karşı bazı kesimlerin gösterdiği direnç, bu kurumlara yönelik tutumları olumlu yönde etkilemiştir. Araştırmada nihai olarak katılım bankacılığı ile din ilişkileri arasında üçlü bir yapının var olduğu tespit edilmiştir. Bu yapılar, katılım bankacılığı ile dini inançları “uzlaştırma”, “meşruiyet” ve katılım bankacılığının dini inançlar ile uygunluğu konusunda “kararsızlık” yaşama şeklinde tasnif edilmiştir.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1688800
Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlığa Yönelik Ebeveyn Tutum Ölçeğinin Geliştirilmesi
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Cemil Osmanoğlu + 1 more

Kur’an-ı Kerim’in baştan sonra ezberlenmesi süreci hafızlık eğitimi olarak isimlendirilmektedir. Son yıllarda Türkiye’de, özellikle Proje İHO ile hafızlık eğitimine yönelik ilginin arttığı görülmektedir. Bu durum velilerin hafızlık eğitimine bakış açılarını anlamayı gerekli kılmaktadır. Literatür değerlendirmesi sonucu velilerin hafızlık eğitimine yönelik tutumlarını ölçen bir ölçek geliştirme çalışmasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple bu araştırmanın amacı, geçerliği ve güvenirliği sağlanmış örgün eğitimle birlikte hafızlığa yönelik ebeveyn tutum ölçeği geliştirmektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26 Statistic programıyla analiz edilmiştir. 562 velinin görüşüne başvurulmuştur. Ölçeğin geçerliğini test etmek amacıyla Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), AFA’da elde edilen yapının doğrulanması amacıyla da Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Güvenirliğini test etmek için ise Cronbach Alpha güvenirlik katsayılarına ve alt-üst %27’lik gruplar arasındaki farklara bakılmıştır. Sonuç olarak örgün eğitimle birlikte hafızlığa yönelik ebeveyn tutumunu ölçecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirilmiştir.

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1688333
The Role of Stakeholder Awareness and Spiritual Counseling in Addiction Prevention: A Qualitative Research
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Nihal İşbilen

This study aims to examine the awareness levels of stakeholders— parents, teachers, psychological counselors, and spiritual counselors—in the process of preventing addictions, and to evaluate the role of spiritual counseling services within this context. The research was conducted within the framework of phenomenological design, one of the qualitative research methods; in-depth interviews were conducted with a total of 16 participants, at least three from each stakeholder group, using purposive sampling method. The data were collected through a semi-structured interview form and analyzed using thematic analysis. The findings reveal that the stakeholders' knowledge levels regarding the prevention of addictions differ, but for the effective management of the process, cooperation and spiritual counseling services should be integrated into the process in a more prominent and systematic manner by addressing not only individual but also social and spiritual aspects of addiction. In this direction, it is recommended that spiritual counseling services should be made more accessible to young individuals, structured in an integrated manner with psychosocial support mechanisms, and efforts to raise awareness of stakeholders in this field should be increased

  • Research Article
  • 10.28949/bilimname.1699057
Fıkıh Usulü Yazımında Memzûc Metot Üzerine Bazı Mülahazalar
  • Oct 31, 2025
  • Bilimname
  • Davut İltaş

Tedvin döneminden itibaren fıkıh usulü yazımında biri özellikle fakihler tarafından izlenen tarîkatü’l-fukahâ (fıkıhçı yöntem), diğeri kelamcılar tarafından izlenen tarikâtü’l-mütekellimîn (kelamcı yöntem) olmak üzere iki temel yöntem izlenmiştir. İbn Haldûn’un bu iki yöntemden sonra İbnü’s-Sââtî ile başladığını belirttiği bir üçüncü yazım tarzı daha mevcuttur. Bu üçüncü yazım tarzının ayrı bir yöntem olup olmadığı, mahiyeti, isimlendirilmesi, bu yazım tarzının hangi mezhep ya da mezhepler tarafından izlendiği, hangi eserlerin bu yazım tarzına göre yazıldığı ve bu yazım tarzının ortaya çıkmasına etki eden sebepler gibi konular, modern dönemde yazılan usul eserlerinde ve usul tarihine ilişkin yapılan çalışmalarda yeterince açık ve net olarak konulmamıştır. Bu yazının amacı, bu tür konulardaki belirsizlikleri gidermeye yönelik bir katkı sunmaktır. Bu amaçla öncelikle fıkıhçı ve kelamcı yöntemlerin mahiyetine ilişkin bazı kanaat ve tespitlerimize yer verilecek, ardından Hudarî Bey’den başlayarak günümüze gelinceye değin yazılan fıkıh usulü eserlerine üzerinden memzûc (karma) metot algısının genel bir tasviri yapılacaktır. İkinci olarak söz konusu çalışmalarda yazar ve araştırmacılar tarafından memzûc metodun mahiyetine ilişkin yapılan değerlendirmelere ve bu metoda göre yazıldığını kabul ettikleri eserlere değinilerek bunlar üzerine yaptığımız bazı tespitlere yer verilecektir. Üçüncü olarak da memzûc metodun ne olup olmadığına ilişkin kendi kanaat ve değerlendirmelerimize yer verilecektir. Bu çerçevede 1) Bazı araştırmacı ve yazarların ileri sürdüğü gibi bu yazım tarzına göre eser yazan usulcülerin, usul anlayışlarında uzlaşmayı hedefleyip mezhepte savunulan görüşü terk ederek eklektik bir usul anlayışı oluşturmak gibi bir amacı olup olmadığı ve bu yazım tarzının memzûc (karma) metot olarak isimlendirilmesi üzerinde durulacaktır. 2) Yazar ve araştırmacılar tarafından memzûc metoda örnek verilen eserlerden hangilerinin bu kapsama dâhil olduğu, hangilerinin dâhil olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılacaktır. 3) Birçok yazar ve araştırmacı tarafından dile getirilen, bu yazım tarzının çoğunlukla Hanefî usulcüler tarafından izlenmekle birlikte diğer mezheplere mensup bazı usulcüler tarafından da izlendiği iddiasının doğru olup olmadığı incelenecek ve bu konuda kendi kanaatimiz ortaya konularak bu yazım tarzının konumlandırılması konusunda bir teklif ve öneri sunacağız. 4) Son olarak da eklektik ve uzlaşmacı bir usul anlayışı oluşturmak için usul eseri yazımı anlamında memzûc metodun, modern bir olgu olduğuna temas edilecektir.