Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinin Mobil Teknoloji Kullanımlarının Analizi

  • Abstract
  • PDF
  • Literature Map
  • Similar Papers
Abstract
Translate article icon Translate Article Star icon
Take notes icon Take Notes

Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm dalgası mobil teknolojileri hiç olmadığı kadar ön plana çıkarmıştır. Diğer teknolojik cihazlara kıyasla daha yüksek sahiplik oranı olan mobil cihazlar; vatandaşlar ve yerel yönetimler arasında, özellikle milenyum sonrasındaki dönemde, çağrı merkezleri, anlık mesajlaşma uygulamaları ve mobil uygulamalar gibi yeni iletişim kanalları açmıştır. Küresel ölçekteki erişim ve kullanım oranları göz önünde bulundurulduğunda mobil teknolojiler, çok sayıda vatandaşa/müşteriye erişme konusunda ciddi bir fırsat sunmaktadır. Kamu sektöründe daha düşük maliyetlerle daha iyi hizmet sunumu, verimlilik, hesap verebilirlik, şeffaflık, duyarlılık, yanıt verebilirlik ve geri bildirim ilkeleri çerçevesinde kurumsal kapasite sağlanması gibi avantajları olan M-Devlet ve M-Belediye çalışmaları günümüzde yeni bir demokratikleşme dalgasına neden olmaktadır. Bu çalışma ile kurumsal ve finansal açıdan görece güçlü olduğu düşünülen büyükşehir belediyelerinin mobil teknolojileri kullanım tarz ve düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye’deki büyükşehir belediyelerinin bir M-Devlet ya da M-Belediyecilik aracı olarak kullandıkları anlık mesajlaşma uygulamaları, çağrı merkezleri üzerinden sundukları mobil hizmetler ve çok çeşitli başlıklarda geliştirdikleri mobil uygulamalar web hasadı yöntemi ile incelenmiştir. Sonuç olarak, mobil uygulama ve çağrı merkezi hizmetlerinin büyükşehir belediyelerince aktif olarak kullanıldığı ancak genel olarak anlık mesajlaşma programlarının (WhatsApp ve Telegram) çok aktif ve verimli olarak kullanılmadığı saptanmıştır.

Similar Papers
  • Research Article
  • 10.58634/felsefedunyasi.1122722
DÜŞÜNCE DENEYLERİNİN EPİSTEMOLOJİK STATÜSÜ: GALILEO’NUN PİSA DENEYİNE İLİŞKİN KARŞILAŞTIRMALI BİR ÇALIŞMA
  • Dec 15, 2023
  • Felsefe Dünyası
  • Mustafa Efe Ateş

Düşünce deneylerinden beklenen şeylerden biri de mevcut bilgimizi test etmesi ya da bilgimizi artırmasıdır. Ancak adından da kolayca anlaşılacağı gibi, yalnızca düşüncede yürütülen böyle bir deney, örneğin bize ne şekilde yeni bir bilgi sağlayabilir? Bu zamana kadar söz konusu soruya, bilim felsefesi literatüründe, başlıca beş temel yanıt verilmiştir. Bu makalede, tüm bu yaklaşımların -Platoncu yaklaşım hariç- ortak bir varsayımını ele alacağım. Bu varsayıma göre düşünce deneylerinin tüm yönlerini açıklayabilecek kapsayıcı bir teori bulunmaktadır. Düşünce deneylerinin doğasına ilişkin bu tekçi varsayım, en azından iki yönden oldukça sorunlu görünmektedir. İlk olarak, belirli bir düşünce deneyinin tek bir yaklaşımla açıklanamayan yönleri bulunmaktadır. İkincisi, şimdiye kadar önerilen yaklaşımlar tüm düşünce deneylerini açıklayamamaktadır. Bu iddiaları temellendirmek ve bahsedilen yaklaşımların eksikliklerini belirtmek için Galileo’nun ve Darwin’in öne sürdüğü düşünce deneyi örneklerini ele alacağım. Son olarak çoğulcu bir yaklaşımın düşünce deneylerinin doğasını açıklamada çok daha uygun bir çerçeve sağladığını öne süreceğim.

  • Book Chapter
  • 10.58830/ozgur.pub700.c2984
Coğrafi Bilgi Sistemlerinin Tedarik Zinciri Yönetimindeki Rolü
  • Mar 24, 2025
  • Mansur Beştaş

Mekansal veri analitiği, rota optimizasyonu ve lojistik planlama, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) olarak bilinen daha iyi tedarik zinciri yönetimi (TZY) için vazgeçilmez bir destek haline gelen güçlü yeni bir araçtır. Bu çalışma enerji, tarım, inşaat, petrol ve diğer endüstrilerden tedarik zincirindeki mekansal sektörleri CBS entegrasyonlarını kullanarak incelemektedir. Ayrıca CBS'nin karar alma sürecindeki etkilerinden de bahsetmekte; tedarik zinciri boyunca görünürlüğü, verimli ve sürdürülebilir hale getirmektedir. Gerçekten de CBS, lojistik, envanter yönetimi ve risk değerlendirmesi için mekansal analize yardımcı olmakta ve bu da daha iyi kaynak tahsisine ve gerçek zamanlı izlemeye yol açmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde, biyoenerji, tarımsal tedarik zincirleri ve temel altyapı planlamasında ulaşım rotalarının optimizasyonu, maliyet düşürme ve çevresel etkilerin en aza indirilmesi amacıyla CBS uygulamasını araştırmaktadır. Uzun artılar listesine rağmen, tedarik zinciri operasyonlarında CBS çözümlerinin daha geniş kullanımını engelleyen diğer zorlukların yanı sıra veri entegrasyonu, birlikte çalışabilirlik ve teknik karmaşıklığa sahiptir. Gelişmiş veri analitiği, yapay zeka ve daha iyi CBS araçları aracılığıyla bu zorlukların üstesinden gelmek için daha da fazla çaba sarf etmek, küresel tedarik zinciri ağlarında bunu daha da önemli ölçüde iyileştirmeye yardımcı olabilir.

  • Research Article
  • 10.17343/sdutfd.1371727
KUPROPTOZ; BAKIR İLİŞKİLİ HÜCRE ÖLÜM YOLAĞI
  • Dec 30, 2023
  • SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi
  • Ebru Nur Aksu + 1 more

Farklı organlarda ve metabolik süreçlerde yer alan enzimler için bir kofaktör olan bakır (Cu), hücresel ve fizyolojik insan sağlığı için gerekli olan önemli mikro besinlerden biridir. Son yıllarda hücrelerde biriken bakırın mitokondriyal solunum ve lipoik asit (LA) yolu ile ilişkili ve proteotoksik stres ile karakterize, “kuproptoz” olarak adlandırılan yeni bir programlı ölüm şekli tanımlanmıştır. Kuproptoz mekanizmasının daha iyi anlaşılmasına yönelik çalışmalar devam etmekle birlikte birçok araştırmacı da kuproptoz ve kanserin farklı özellikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla araştırmalarını sürdürmektedir. Bu derleme hücresel ve fizyolojik Cu metabolizmasına, kuproptoz mekanizmasına ve çeşitli kanser türleri ile olan ilişkisine odaklanmaktadır.

  • Book Chapter
  • 10.58830/ozgur.pub682.c2866
Öğretmenlerde Sorunlu Kripto Para Ticareti Eğilimi
  • Mar 24, 2025
  • Nurettin Menteş + 1 more

Ülke vatandaşlarının tasarruf etme alışkanlıkları ülkelerin gelişmişliklerine katkı sağladığı gibi milli servetlerin heba olmasının da önüne geçer. Öğretmenler eğitim sisteminin ana unsuru ve çocukların yetişmesinde büyük emek ve katkıları olan insanlardır. Kişilerin iyi bir tasarruf alışkanlığı kazanması için öğretmenlerin eğitim süreçlerinde doğru yönlendirmeler yapmaları elbette önemli bir etkendir. Sadece tasarruf konusunda değil aynı zamanda doğru yatırım yapabilmelerinin de temel düzey eğitimleri okulda başlamaktadır. Bu durumlar dikkate alındığında öğretmenlerin tasarruf etme şekilleri, finansal okur yazarlık tutum ve davranışları incelenmeye değer bir konu olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca günümüzde yeni bir yatırım aracı olan kripto para ticareti ile ilgili olarak da öğretmenlerin yaklaşımlarının bilinmesi literatür açısından olumlu olacaktır. Bu amaç doğrultusunda Öğretmenlerin hangi yolla tasarruf ettikleri, Finansal okur yazarlık tutum ve davranışlarını belirlemeye dönük bir anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada öğretmenlerin kripto varlıklar konusundaki yaklaşımları araştırılmıştır. Kripto yatırımı yapanlar içerisinde sorunlu(problematik) tutum sergileyenlerin varlığı araştırılmıştır. Yapılan çalışma sonunda öğretmenlerin öncelikli yatırım aracı olarak altını gördükleri (%47,6), altın haricinde Döviz (%5,1), Borsa (6,5) ve vadeli (%7,7) vadesiz (%11,3) mevduat hesaplarında birikim yaptıkları belirlenmiştir. Kripto paraları yatırım aracı olarak görmedikleri belirlenmiştir. Kripto varlıklara yatırım yapmamalarında kripto paralara güvenmeme ve kripto para ticaretinin helal olmama düşüncesi ilk iki neden olarak belirlenmiştir. Az sayıda kripto yatırımcısı içerisinde %2,3 oranında sorunlu kripto para ticareti davranışı sergileyen katılımcı tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların finansal tutum ve davranış ölçek toplam puanlarının genel olarak düşük olduğu, katılımcıları %12,5 inde bu oranın kararsızlık noktasında uzak olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar göz önüne alındığında öğretmenlerin finansal okur yazarlıklarını geliştirici adımların atılması uygun olacaktır. Ayrıca kripto varlıklar hakkında da doğru ve sağlıklı bilgi edinmenin yolları araştırılmalı sorunlu davranış sergilememek ve sonrasında bağımlılık benzeri sorunlar yaşamamak için öğretmenler sorunlu kripto para ticareti konusunda bilgilendirilmelidir.

  • Book Chapter
  • 10.58830/ozgur.pub551.c2244
E-liderlik
  • Dec 13, 2024
  • Haluk Sak

Uzay çağını yaşadığımız bu dönemde insanların teknoloji ile yarışı baş döndürücü seviyelere ulaşmış, hayal gücü ve hedefler boyut değiştirmeye başlamıştır. İnsanlar ihtiyaç duyduğu şeylere artık rahat bir şekilde ulaşabilmektedir. Teknoloji yenilendikçe güçlenmekte, yeni teknoloji güçlü ve pahalı, eski nesiller ise ucuz ve daha kolay ulaşılabilir hale gelmektedir. Her geçen gün yeni uygulamaların piyasalara sürülmesi ile rekabet yarışında avantaj elde etmek zorlaşmaktadır. E-liderlik de, hem teknolojiyi etkin bir şekilde yönetebilme ve yeni bilgi ve iletişim teknolojilerini takip edip kullanma, hem de pazar bilgisini, ağlarını kullanarak çalışanları yönetip yönlendirme üzerine kurulan yeni bir yaklaşımdır. Fiziki üretim alanları dışında ağırlıklı olarak beyaz yakalı çalışanlar için geleneksel ofis ortamlarına çok fazla ihtiyaç duyulmadığı gibi çalışanlar için rahat bir çalışma ortamı olduğundan, işletmeler için ise maliyet tasarrufu sağladığından uzaktan veya evden çalışma yaygınlaşmaktadır. Küreselleşmenin artık tek dünya anlayışına dönüşmesi ile deniz aşırı, okyanus aşırı ülkede yaşayan bireylerin aynı işletmede çalıştığını görmek doğal hale gelmiştir. Vasıflı insan kaynağı bulmak için artık ülke sınırları ortadan kalkmıştır. Liderler de belki de hiçbir zaman yüz yüze karşılaşmayacakları üyelerini yönetmenin keyifli ama zor anlarını yaşamaktadır. Çünkü hem bilgiyi hem de sanal ortamdaki vasıflı çalışanları yönetmek belirli yetenekleri gerektirmektedir. Sanal ortamlarda çalışmayı tercih eden işletmelerdeki liderler geleneksel liderlere benzer fakat farklı nitelikleri haiz olmalıdırlar. Bu nitelikler günümüz teknoloji imkânları ölçüsünde şekillenmekte, gelecekte ise değişimlerin olması ve yeni gereksinimlerin ortaya çıkması da beklenmektedir. Dinamik bir yaklaşım olan e-liderlik bazı özellikleri ile öne çıkmakta, uzaktan yönetim açısından da bazı zorluklarla karşılaşabilmektedir. E-liderlerin etkinliğinin artırılması için hem en önemli unsurlar olan güven, iletişim ve etkileşime öncelik vermeleri, bununla birlikte motivasyon, performans, ödül, karar verme gibi diğer geleneksel liderlik sorumluluklarını da titizlikle takip etmeleri gerekecektir. Yeni e-liderler, potansiyel performans kazanımları için teknolojiyi benimseyecek, kullanacak; aynı zamanda bilgi ve iletişim becerilerini, pazar bilgilerini entegre etmek şartıyla tüm takipçileri ile başarılı bir etkileşim sağlayarak hedeflerine ulaşmaya çaba sarf edeceklerdir.

  • Research Article
  • Cite Count Icon 1
  • 10.51290/dpusbe.1201538
Kamu Yönetiminin Güncel İlkeleri ve Politika Transferlerine Etkileri
  • Apr 27, 2023
  • Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  • Ömer Faruk Teki̇n

İnsanlığın var olduğu günden beri toplumlar birbirleriyle bilgi alışverişi içinde olmuşlardır. Öğrendikleri yöntem ve yenilikleri kendi hayatlarında uygulamaya çalışmışlardır. Tarihte birbirleriyle savaşan milletlerin bile, karşılaştıkları toplumlardan bazı şeyler öğrendikleri bilinen bir gerçektir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte dünya globalleşmiş, milletler arası ilişkiler ve etkileşim de gelişmiştir. Hükümetler artık yeni bir politika denemeden önce politika maliyetleri ve riskleri üzerinde durmaya başlamışlardır. Yeni politikaları maliyet ve risklerini göze alarak denemek yerine, başka milletlerin uygulamalarına bakarak onların tecrübelerinden faydalanmayı öğrenmişlerdir. Bu çalışmada, kamu yönetimi anlayışı ve ilkelerinde yaşanan değişim hakkında bilgi verilecektir. Uygulanan kamusal politika ve reformların, karşılaştırma ve politika transferi yoluyla yaygınlık kazanması üzerinde durulacaktır. Çalışmanın amacı kamu yönetiminde kabul gören güncel ilkelerin bu karşılaştırmalara ve politika transferlerine olan etkilerini analiz etmektir. Çalışmada, Yeni Kamu Yönetimi reformları ile birçok ülkede yaygınlaşan bu ilkelerin aynı zamanda kamu yönetimlerini karşılaştırma yapma, politika öğrenme ve transfer etmeye teşvik eden içeriklere sahip oldukları ortaya konulmaktadır.

  • Research Article
  • 10.53490/egehemsire.1072787
Ebelerin Perinatal Dönemde Gelişen Venöz Tromboemboliye İilşkin Bilgi Ve Görüşleri
  • Apr 27, 2023
  • Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi
  • Fatıma Çandar + 1 more

Amaç: Ebelerin perinatal dönemde gelişen venöz tromboemboliye ilişkin bilgi ve görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma analitik-kesitsel olarak Aralık 2019-Aralık 2020 tarihleri arasında, bir il merkezinde kamuda çalışan 230 ebenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri ‘‘kişisel bilgi formu’’ ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Likelihood ratio, Pearson Ki-kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Ebelerin %64.8’inin lisans/yüksek lisans mezunu olduğu, %78.8’inin aile sağlığı merkezlerinde, %14.3’ünün doğumhanede çalıştığı saptanmıştır. Ebelerin %17.4’ünün venöz tromboemboli vakasıyla karşılaştığı, %86.5’inin venöz tromboemboli ile ilgili bir eğitim almadığı belirlenmiştir. Ebelerin venöz tromboemboliye ilişkin bilgi puan ortalaması 3.57±1.92 olup, %43’ünün bilgileri “orta düzeyde” saptanmıştır. Ebelerin venöz tromboemboliye ilişkin görüşlerinin; gebe ve lohusalara venöz tromboemboliye yönelik eğitim ve bilgilendirme yapılmasının (%43.4), risk tespiti için anamnez alınması ve fizik muayene yapılmasının (%29.5), gebelik ve doğum sonu dönemde izlemlerin düzenli ve dikkatli yapılmasının (%18.6) olduğu saptanmıştır. Ebelerin sosyodemografik ve mesleki özelliklerinin bilgi düzeylerini etkilemediği (p>0.05), daha önce venöz tromboemboli vakasıyla karşılaşan ve venöz tromboemboli hakkında bilgilerini yeterli bulanların venöz tromboemboli konusundaki bilgi düzeylerinin daha iyi oldukları (p

  • Research Article
  • 10.15612/bd.2025.775
Üniversite Öğrencilerinin Kişisel Verilerin Korunması ve Unutulma Hakkı Farkındalıkları: Bilgi ve Belge Yönetimi, Gazetecilik ve Hukuk Bölümleri Üzerine Bir Araştırma
  • Jun 30, 2025
  • Bilgi Dünyası
  • Yasin Şeşen + 1 more

Kişisel veri, bireyler tarafından veya bireyler için üretilen verilerin toplamıdır. AB Veri Koruma Tüzüğü’nün 2. maddesinde tanımlanmış haliyle kişisel veri, belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ile Ankara Üniversitesi’nde Bilgi ve Belge Yönetimi, Gazetecilik ve Hukuk bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin kişisel verilerin korunması ve unutulma hakkına ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerini analiz etmektir. Çalışmada, ders içerikleri kapsamında konu ile yakından ilgili başlıklar bulunan lisans düzeyindeki bölümler seçilmiş olup, üç bölümdeki her sınıftan birer öğrenci olmak üzere toplam 12 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada toplanan veriler içerik analizi ile desteklenen tematik analize tabi tutulmuş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Analiz sonucunda kişisel veri, içerik yönetimi, farkındalık, eğitim ve bilgi düzeyi olmak üzere 5 tema öne çıkmıştır. Çalışma sonuçları, genel olarak katılımcıların kişisel verilerin korunması konusunda bilgi sahibi olmakla birlikte bunu davranışlarına yansıtmadıklarını göstermektedir. Katılımcı öğrencilerin çoğunluğu unutulma hakkı kavramını daha önce duyduklarını ancak bu kavrama ilişkin bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, genel olarak bilgi ve belge yönetimi alanına ve unutulma hakkı ile kişisel verilerin korunması literatürüne önemli bir katkı sağlamaktadır.

  • Research Article
  • 10.34248/bsengineering.1274465
Farklı Özellikleri ve Özel Yönleri ile Bir Bitki Hormonları Grubu: Strigolaktonlar
  • Oct 15, 2023
  • Black Sea Journal of Engineering and Science
  • Özge Durmaz + 3 more

Çok hücreli bir bitkinin yapısal değişimi ve fonksiyonu, organizmayı oluşturan hücreler arasındaki ilişkiye bağlıdır. Yüksek bitkilerde morfogenez, büyüme, metabolizmanın koordinasyonu ve düzenlenmesi, bitkinin bir kısmından diğer kısmına taşınan sinyal molekülleri ile sağlanmaktadır. Bitkiler, çeşitli sinyal molekülleri tarafından büyük ölçüde düzenlenen fizyolojik ve gelişimsel değişiklikler yoluyla çevresel tepkilere yanıt verir. Bu moleküller bitki büyüme düzenleyicileridir. Bitki büyüme düzenleyicileri, organizmalarda doğal olarak sentezlenen, büyüme ile buna bağlı diğer fizyolojik faaliyetleri kontrol eden ve sentezlendiği yerden diğer kısımlara taşınıp, etkinliğini orada ve çok düşük konsantrasyonlarda gösteren organik maddelerdir. Yapılan çalışmalarla bitkilerde belirli işlevleri gerçekleştiren ve birbirleri ile etkileşim halinde olan birçok bitki büyüme düzenleyicileri belirlenmiştir. Strigolaktonlar da bitki yapısının kontrolünde önemli sinyaller olarak ortaya çıkan bitki büyüme düzenleyicilerinin yeni bir sınıfıdır. Strigolaktonlar, Orobanchaceae familyası türlerinde, tohum çimlenmesini uyarabilme yeteneğine sahipken, diğer birçok familyada da nodülasyonu arttırdığı düşünülmektedir. Nitekim, strigolaktonların moleküler yapısı, strigolaktonların görevleri, strigolaktonların bitki tarafından üretilmesi ve strigolaktonların diğer hormonlarla etkileşimleri konuları bu hormon grubunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

  • Research Article
  • Cite Count Icon 2
  • 10.29064/ijma.1426540
Dijital Girişimcilik Kavramına İlişkin Literatürün VOSviewer Kullanılarak Haritalandırılması
  • Feb 29, 2024
  • International Journal of Management and Administration
  • Neşe Sali̇k Ata

Küresel iş fırsatlarından yararlanmaya imkân tanıyan dijital araçlar ile yeni girişimler kuruldukça yeni bir girişimcilik türü oluşmaya başlamıştır. Başka bir ifade ile yaşamın her köşesinde etkili olan dijitalleşme girişimcilik alanında da kendini göstererek dijital girişimcilik kavramının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Bu araştırma, bibliyometrik haritalamayı kullanarak dijital girişimcilik kavramına ilişkin literatürü hakkındaki genel çerçeveyi sunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca yapılan çalışma ile araştırmacıları dijital girişimcilik kavramı araştırmaya teşvik eden bir zemin hazırlamayı da amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Web of Science’da başlık kısmı kullanarak arama yapılmış ve filtrelemeler yapılarak ilgili çalışmalar tespit edilmiştir. Bu çalışma için SCI, SSCI, ESCI indeksli dergilerden dili İngilizce olan 299 makale elde edilmiştir. Bu araştırma alanında daha iyi bir haritalama sağlamak için VOSviewer Programı kullanılmıştır. VOSviewer Programı ile atıf ve bibliyografik eşleştirme analiz haritalamalarında beş analiz birimi olan dokümanlar, kaynaklar, yazarlar, kurumlar, ülkeler şeklinde görseller elde edilirken ortak atıf analiz haritalamalarında üç analiz birimi olan referanslar, kaynaklar ve yazarlar kapsamında görseller elde edilmiştir.

  • PDF Download Icon
  • Research Article
  • Cite Count Icon 1
  • 10.31466/kfbd.1335322
ISO 31000 Risk Yönetimi Çerçevesi ve ALARP İlkesi Kullanılarak Yeni Bir Gıda İşleme Tesisinin Risklerinin Değerlendirilmesi
  • Dec 15, 2023
  • Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi
  • Betül Kara + 3 more

Risk analizi ve yönetimi, işletmelerin karşılaşabilecekleri olası tehlikeleri belirleyerek bu risklere etkin bir şekilde yanıt verme sürecidir. Risk analizi ve yönetimi, organizasyonların daha iyi kararlar vermesini, operasyonel verimliliği artırmasını ve kriz durumlarına hazırlıklı olmasını sağlar. Ayrıca, risklerin önceden belirlenmesi ve uygun önlemlerin alınması, finansal kayıpların azaltılmasına ve itibarın korunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda, kriz durumlarına hazırlıklı olmayı ve itibarın korunmasını sağlar. Bu süreç, riskleri tanımlama, analiz etme, önceliklendirme ve uygun önlemleri alma adımlarını içerir. Risk analizi, organizasyonun faaliyetleri ve hedefleri dikkate alınarak potansiyel tehlikelerin belirlenmesini sağlar. Ardından, riskler önceliklendirilerek en yüksek önceliğe sahip olanlara öncelik verilir ve riskleri azaltmak veya ortadan kaldırmak için uygun önlemler alınır. Bu çalışmada yeni bir gıda işleme tesisi için risk analizi uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda tesisin karşılaşması muhtemel riskler belirlemiştir. Belirlenen riskler iş sağlığı ve güvenliği açısından olabileceği gibi yeni bir tesis üzerine çalışılması sebebiyle sektörden kaynaklanan riskler de olabilir. Çalışma kapsamında literatürde bulunan çeşitli risk değerlendirme yöntemlerine başvurulmuştur ve elde edilen sonuçlar ile hedeflendiği gibi risklerin yönetilmesi sağlanmıştır.

  • Research Article
  • 10.24012/dumf.1496080
Mum Çubuğu Grafik Gösterimi, Minimum Artıklık Maksimum İlgililik Algoritması ve XGBoost Modeline Dayalı Rüzgâr Hızı Tahmini
  • Mar 26, 2025
  • DÜMF Mühendislik Dergisi
  • Seçkin Karasu

Günümüz elektrik şebekelerinde fosil enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin sayısı giderek artmaktadır. Rüzgâr türbinleri (RT) sayesinde rüzgâr enerjisi elektrik enerjisine çevrilmekte ve RT’lerin günlük elektrik ihtiyacını karşılama noktasında elektrik şebekesine entegrasyonu sağlanmaktadır. RT’nin yüksekliği, rüzgâr türbininin kanat yapısı, jeneratör çıkış gücü, mekanik ve elektrik dönüştürücü verimliliği gibi iç faktörler ile birlikte rüzgâr hızı ve yönü gibi dış faktörlere bağlı olarak RT’nin çıkış gücü etkilenmektedir. Rüzgâr hızını tahmin etmek rüzgâr çiftliği operatörlerinin elektrik üretimini optimize etmesine olanak tanımaktadır. Bu sayede rüzgâr enerjisi elektrik şebekesine daha iyi entegre edilebilmektedir. Mevcut çalışmalar, kısa vadeli tahmin yaklaşımlarının doğruluk açısından yetersiz kaldığını ve rüzgâr hızının doğrusal olmayan ve stokastik doğasının tam anlamıyla modellenemediğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, tekil modeller yerine hibrit modellerin kullanımı giderek yaygınlaşmakta ve daha yüksek tahmin performansı sağlamak amacıyla tercih edilmektedir. Bu çalışmada, rüzgâr hızını tahmin etmek için mum çubuğu gösterimi, özniteliklerin Minimum Artıklık Maksimum Uygunluk (Minimum Redundancy Maximum Relevance-MRMR) yaklaşımı ile değerlendirildiği XGBoost modeline dayalı yeni bir yöntem önerilmektedir. RT’de bulunan Merkezi Denetleme Kontrol ve Veri Toplama (SCADA) sisteminden 10 dakikalık örnekleme zamanı için 1 yıllık zaman dilimi içerisinde toplanan veri seti kullanılmaktadır. Veri seti öncelikle önişleme adımından geçirilerek rüzgâr yönü, rüzgâr hızı dağılımı gibi değerler ile istatistiksel değerlere bakılmaktadır. Daha sonra zaman serisine mum çubuğu gösterimi işlem adımı uygulanmaktadır. Elde edilen mum çubuğu gösterimi için trend ve osilatör tabanlı öznitelikler uygulanarak MRMR yaklaşımı ile öznitelik grubu değerlendirilmiştir. XGBoost yöntemi ile rüzgâr hızı tahmin modeli oluşturulmakta ve model karmaşıklığının az ve tahmin hatasının en düşük olduğu durum elde edilmektedir. Özellikle mum çubuğu grafik gösterimine dayalı olarak önerilen bu hibrit yaklaşım, kısa vadeli rüzgâr hızı tahmininde doğruluğu artırmayı ve geleneksel yöntemlerin sınırlamalarını aşmayı hedeflemektedir. Önerilen yöntem, tüm diğer modellere göre en düşük hata oranı (RMSE: 0.0644) ve en yüksek korelasyon katsayısı (R: 0.8601) ile en iyi performansı göstermektedir. Bu, modelin hem doğruluk hem de hata oranı açısından üstün olduğunu göstermektedir.

  • Research Article
  • 10.47072/demiryolu.1400421
Aerodinamik Kuvvetlerin Demiryolu Araç Dinamiğine Etkilerinin İncelenmesi
  • Jan 31, 2024
  • Demiryolu Mühendisliği
  • Erbil Bi̇lgi̇n + 1 more

Taşımacılık modları arasında tarihsel gelişim boyunca önemli bir yere sahip olan demiryolu taşımacılığı gelişen teknoloji ile birlikte yüksek hızlarda sağladığı güvenli ve konforlu seyahat ile yolcu taşımacılığı için tercih edilen bir ulaşım aracı haline gelmiştir. Özellikle yolcu taşımacılığında taşıma modları arasında tercih unsuru olan seyahat sürelerinin kısaltılması demiryolu araç gelişim süreçlerinde aerodinamik unsurların ön plana çıkmasına neden olmuştur. 1800 lü yıllardan itibaren başlayan demiryolu araçlarında hızlanma yarışı halen günümüzde devam etmektedir. Enerji verimliliği, sürüş güvenliği, yolcu konforu gibi birçok parametrede etken olan aerodinamik kuvvetlerin etkilerinin daha iyi anlaşılması için birçok çalışma yürütülmektedir, bu çalışma kapsamında literatürde yer alan matematiksel modellerden farklı olarak hem aracın hem de rüzgâr hızının değişken olduğu ve değişken aerodinamik verilerin gerçek zamanlı saha ölçümleri ile toplanması, kompleks bir dinamik simülasyon modeli ile simülasyonların gerçekleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Yapılan çalışmada literatüre ilave olarak demiryolu araçlarında aerodinamik etkinin araştırılmasında yeni bir yaklaşım ortaya konulmuştur. Yapılan saha çalışmaları ve analizlerin sonucu olarak da belirlenen ölçüm hattı boyunca tekerlek ray kontağında meydana gelen kuvvet değişimleri irdelenmiştir.

  • Research Article
  • 10.32925/tday.2024.119
Tatar ve Başkurt Söz Yapımında Yeni Bir Birleşik Ek: +lıklı / +lěklě
  • Dec 25, 2024
  • Türk Dili Araştırmaları Yıllığı- Belleten
  • Murat Özşahi̇n

Söz yapımının fonetik, morfolojik, söz birleştirme, söz gruplarının birleşik söze evrilmesi, ek yardımı ile birleşik sözlerin oluşumu, tür ve işlev değişikliği, kısaltmalar gibi çok çeşitli yolları vardır. Türk dilinin yapısı gereği bunların en aktif olanı ise şüphesiz morfolojik yoldur. Ekler, frekanslarına göre her dönemde üretken, az üretken veya ölü olarak sınıflandırılırlar ve gramerlerimizde ya alfabetik ya da frekansları bakımından sıralanırlar. Frekansları dışında yapı bakımından da eklerin çeşitli tasnifleri vardır. Bunlar, en temelde basit ve birleşik ekler olarak tanımlanırlar. Birleşmelerinin ne zaman gerçekleştiği tam olarak belirlenemeyen birleşik eklerin genel olarak yazı dili tarihinin ilk ve orta dönemlerinde oluştuğu ifade edilir. Ancak bu durum, dilin sürekliliği bağlamında içinde bulunduğumuz zamanın dilin var oluş süreci olarak kabul edilmediğinin de bir göstergesidir. Hâlbuki ek birleşmeleri, bu devamlılık içerisinde yakın dönemde de meydana gelebilir. Bu makale, bir ek birleşmesinin birkaç yönden karşılaştırmalı olarak nasıl tespit edilebileceğine dair yöntem ortaya koymayı hedeflemektedir. Tatar ve Başkurt edebî dillerinde tespit edilen ve insana dair nitelikleri ifade etme görevinde kullanılan +lIklI (+lIk+lI) ekinin varlığına işaret edilmektedir. +lIk ekinin başka eklerle birleşerek yeni biçimler meydana getirdiğini gösteren örnekler farklı çalışmalarla da ortaya koyulmuştur. Çalışma sırasında tercih edilecek terimde ortaya çıkabilecek belirsizliğin önüne geçmek amacıyla birleşik ek, ek kalıplaşması, ek yığılması terimlerinin kapsamı üzerine düşüncelere yer verilmiştir. Bu düşünceler ışığında +lIklI eki, birleşik bir ek olarak tanımlanmıştır.

  • Research Article
  • Cite Count Icon 2
  • 10.51290/dpusbe.1198016
Mehmed Âkif Poetikasının Temel İlkesi: Gerçekçilik
  • Jan 27, 2023
  • Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  • Mehmet Sümer

Gerçekçilik, anlamı geniş ve kullanımları itibariyle biraz belirsiz bir kavram olsa da temelde 19. yüzyılda gelişen yeni bir bilinç hâlini ifade eder. Bu bilinç hâli, evrenin bütün fenomenlerinin ancak fiziki yasalarla izah edilebileceğini öne sürer. Bu yeni bilinç hâli edebiyatta da tezahür etmiştir. Gerçekçilik üzerine yazan Wellek, Suchkov, Auerbach ve Jakobson gibi teorisyenler kavramın genel olarak 19. yüzyılda ortaya çıkan bu yeni bilinç hâliyle ilişkisine odaklanırlar. Bu teorisyenler gerçekçi edebiyatın “modern” ve “sıradan” olanı süssüz bir dille yansıttığını söylemektedir. Bu teorisyenlerin görüşleri doğrultusunda Mehmed Âkif’in şiirlerine baktığımızda onun poetikasının temel ilkesinin gerçekçilik olduğunu görürüz. Onun şiirlerinde gerçekçilik, nesnellik, sıradanlık, çağdaşlık, öğreticilik ve süssüzlük olarak açığa çıkmaktadır. Bunun yanında Âkif, geleneğin içinden de bu gerçekçiliğe uygun bazı örüntüler bulur. Bu örüntüler, tasavvuf ve sonraki şiirsel retorikle örtülmüş olan eski Arap şiiri ile hikemi şiirdir. Âkif, poetikasının temel ilkesi olan gerçekçilikte gelenekten getirdikleriyle Batı’dan gelenler arasında eklektik bir tutum geliştirir. Böylece şiirinde, kendine özgü bir gerçekçilik anlayışı inşa eder.

Save Icon
Up Arrow
Open/Close
  • Ask R Discovery Star icon
  • Chat PDF Star icon
Setting-up Chat
Loading Interface